CEMAL ŞAFAK

Tarih: 05.11.2022 09:27

MAHİR'E AÇIK MEKTUP

Facebook Twitter Linked-in

MAHİR’E AÇIK MEKTUP…

Günlerdir ağzından dökülen ve nifak yansıtan cümlelerini yorumluyor birileri. Uzun yıllardır seninle değil de senin zihniyetinde olup ortamızda dolaşan milletimizin dil düşmanlarının kararmış zihniyetleriyle mücadele veriyoruz. Senin zehir tohumları ekmeğe çalıştığın bu ülkenin gerçek sahiplerinin sayısı sana göre az olsa da seni çıktığın deliğe yeniden tıkacak güçte oldukları biliyorum.

Hani büyük hece şairimiz Faruk Nafiz Çamlıbel’in;

“İki zıt cevheri var nabzımda vuran kanın,

 Biri el pençe duran, öteki durduranın”

Mısraında belirttiği birilerinin önünde el pençe duran sensin, sonra da kustuğunu yalayıp midesinde sindiren işkembe-i kübra da sensin. Millet adamı işte böyle yapar. Bahsettiğin ses bayrağı mensubu bu aziz millet seni münafık bayrağı yaptı bilmem fark ettin mi?

Hayrı Ataş kardeşim bu konuda, bu hainlik kokan cümlelerini ne de güzel iade etmiş felsefesiz Mahir. “Dil ile kelimeyi, ses ile harfi, yazı ile alfabeyi ayırt edemeyenler lütfen Harf İnkılabı hakkında konuşmasın.”

O nezaketen “lütfen” demiş ama ben kabaca “hadi oradan cahil” diyorum. Çünkü sen daha ses ile harf arasındaki anlam farkını bilemeyecek kadar cahilsin. Seslerin yazıdaki karşılığı olarak harflerin kullanıldığını ilk okul öğrencilerimiz bile farkında. Beynin hangi karanlık yollara çıkıyor biliyorum ama oradan, o karanlık dehlizlerden zaten çıkamayacaksın. Kuş beyini kadar küçücük beynindeki onmaz hastalığı umarım geleceğimiz olan çocuklarımız ve gençlerimize bulaştırmazsın. Gerçi gençler seni  dalgasını geçerek eğlenceyle dinliyorlar ama sen yine de konuşurken etrafına dikkatlice bak da birilerinin katıla katıla güleceği cümleleri sarf etme. Hangi maharetle bu ülkenin millet vekili oldun bilemiyorum ama şunu biliyorum ki bir fesli Kadir gitti bir fesli Mahir geldi.

Şu veciz cümleyi de olmayan beynine sok:

“Dil, hem geçmişimiz, hem geleceğimiz; ulusal bilincimizin temel taşı, çağdaş yaşamın yarattığı kültürün taşıyıcısıdır.”

Aklında tutabileceğini zannetmiyorum ama bu veciz sözü bildiğin harflerle yazıp görebileceğin bir yere bırak.

Bak ne diyor Bahtiyar Vahapzade Atamız uzak iklimlerden Ana Dilimiz için Mahir:

…..
“Bu dil – tanıtmış bize bu dünyada her şeyi

Bu dil – ecdadımızın bize goyup getdiyi

En gıymetli mirasdır, onu gözlerimiz tek

Goruyub, nesillere biz de hediyye verek.”

Mevlana da senin gibi cahillerin karşımız çıkabileceğini tahmin ettiği için aşağıdaki sözü kulaklarımıza küpe etmiş.

“Gönlü ve sözü bir olmayan bir kişinin yüz dili dahi olsa, o gene dilsiz sayılır.”

Ne kadar doğru değil mi? Gönlü ve sözü bir olmayan kişi olarak acaba kimi tarif etmiş Mahir?!

Yahya Kemal Beyatlı:

“Türkçe; ağzımızda, anamızın dili gibi helal ve güzel olmalı.”

Merak ediyorum Mahir, acaba senin ağzındaki Türkçe helal ve güzel mi?

Yazık ülkeme Mahir…Yazık Kahramanlar yurdu Maraş’ıma…

Canın cehenneme Mahir…!


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —