BİR HOŞ SADÂ BIRAKIP DÜNYADAN GÖÇMEK NE GÜZEL
Bir hoş “sadâ” bırakarak “elveda” diyebiliriz bu dünyaya. Çok büyük ve tanınmış insan olmadan, büyük buluşlara imza atmadan da göçebiliriz bu alemden. Önemsiz insanlar olarak da dünya hayatımıza nokta konulabilir. Allah’ın verdiği ömrü iyi ve güzel amaçlar için kullanmak da bizi hedefimize ulaştırır.
Galiba Bekir Fuat’ın bir yazısında okumuştum.
“Büyük devrimler” yerine “küçük iyilikler” yaparak da pekâlâ insanlık maceramızı sürdürebiliriz. İllaki kerli ferli adam olmak, dünyayı bir sözümüzle titretmek zorunda değiliz. Sizin adınızı duyanların “nidalar” atarak kendisinden geçmesine de gerek yok. Kimsenin “müridi” ya da “mürşidi” olmadan, kimsenin “fanatiği” olmadan da var olabiliriz. Kendimiz olabiliriz mesela. Yalnızca kendimiz… Kimseye minnet etmeden, kimseden minnet beklemeden yeryüzü maceramızı tamamlayabiliriz.”
Ne kadar doğru bir bakış açısı değil mi? Önemsiz ama iyi insan olarak son nefesimizi vermek, kimseye minnet etmeden, birilerine boyun eğmeden yeryüzü maceramızı tamamlamak herhalde insanlık aleminin gerçek değerini de ortaya koyar.
Yani herkes kaptan olmak zorunda değil. Tayfa isek eğer en iyi tayfa olmak için gayret göstermeliyiz. Bazıları çok güzel asfalt yol olabilir. Biz eğer patika yol olmak zorundaysak en güzel patika olmak için adımlar atmalıyız. Sözün özü ne olursak olalım en iyisi biz olmalıyız. O zaman dünyaya hoş bir sadâ bırakarak veda etmek durumunda kalırız ki, amacımız göz önünde bulunmasa bile insanlık aleminin beklentisi ve isteğini yerine getirmiş oluruz. Bu da insani değerimizi bugün olmasa bile gelecekteki iyilik kervanının içinde bir yıldız gibi parlatacaktır.
İşte bu “iyi” ve “önemsiz” insanlar belki tarihin yaldızlı sayfalarında yer almayacak. Belki bu annelerin, bu çocukların, bu öğretmenlerin adını sanını kimse bilmeyecek. Belki kimsenin bu iyi insanlardan haberi olmayacak ama inanın dünyayı bu iyi insanlar yönetecek
Yazımı Douglas MALLOCH’ın aşağıdaki mısralarıyla tamamlarken iyi ve güzel ahlakla dünyaya veda etmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha düşünmenizi arzu ediyorum.
EN İYİSİ
Dağ tepesinde bir çam olamazsan,
Vadide bir çalı ol.
Fakat oradaki en iyi küçük çalı sen olmalısın.
Çalı olamazsan bir ot parçası ol, bir yola neşe ver.
Bir misk çiçeği olmazsan bir saz ol.
Fakat gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın.
Hepimiz kaptan olamayız, tayfa olmaya mecburuz.
Dünyada hepimiz için bir şey var.
Yapılacak büyük işler, küçük işler var.
Yapacağınız iş, size en yakın olan iştir.
Cadde olamazsan patika ol.
Güneş olamazsan yıldız ol.
Kazanmak yahut kaybetmek ölçü ile değildir.
Sen her neysen, onun en iyisi olmalısın.
Douglas MALLOCH