https://cildirgoluseyahat.com.tr/

AH BU KARGALAR YOK MU?

AH BU  KARGALAR  YOK MU?

Habercilik anlayışında kuş olup uçmak deyimi çok aşikârdır.

                  Habercilik anlayışında kuş olup uçmak deyimi çok aşikârdır. Herhangi bir haberi yakalamak, deyim yerindeyse tam on ikiden vurmak için sezgilerin kuvvetli olması ve hızlı hareket etmek çok önemlidir. Çünkü emeğinin karşılığını almak için yapılan bu fedakârlıklar haz vericidir. Ancak kendini kuş sanan kargalar ve fırsat kovalayan tilkiler emek hırsızlığına kalkışmadıkları sürece.

            Zaman hak edenin zamanı değil, yancının, şakşakçının zamanı. Tencere kapak misali, üst üste, alt alta. Sen zahmet etme, ben nasılsa ordayım, ben söyleyeyim sen yaz. Ne güzel değil mi? Ne zaman kaybı var, ne beden yorulacak, nede maddi sıkıntı yaşayacaksın. Niye mi? Ne işle uğraştığın belli olmadığı için, her yere yetişemezsin zaman kaybı. Zaten aklın fikrin hinlikte, nerden ne koparabilirim hesabındasın, buda nerden çıktı diyeceksin, zira beden yorulacak. Tek amaç para olunca, sinekten bile yağ çıkarmayı düstur edinmişken mazotun litresi 5 tl yazık değil mi? Hali hazırda kargalar varken yan gel yat, keyfini çat.
         Al sana habercilik, al sana çaba, al sana zaman mekân demeden, kar kış dinlemeden koşturduğun emeklerinin karşılığı. Ne şevk kalıyor insanda, nede kutsal saydığın mesleğinin inandırıcılığı. Her şey bir ses uzaklığında. Her şey bir telefona, bir maile, bir dürtmeye bakıyor. Çabalarının karşılığı gördüğün ve izlediğin manzara karşısında biçare kalıyor. Çünkü gören gözlerin gördüğü manzara, senin emeklerinle aynı. Kimisi işine geldiği gibi görür, kimisi her şeyden bihaber ne yazılsa onu okur, kimisi de benim gibi gördüğü manzara karşında üzülür. 
             Peki suçlu aramak gerekir mi? İnsanları kandıran mı suçlu, kandırılması için kandırana çanak tutanlar mı? Aslında kandıran değil, kandırılmamıza çanak tutanlar, yani kargalar yıllardır bizleri asıl kandıranlar değil mi? Peki bizim hiç mi suçumuz yok? Elbette ki var. Tilkiyi de, kargayı da nimetten sayıp değer veren bizler değil miyiz? Şahsi çekişmeleri bir yana bırakıp, hak edene hak ettiği değeri vermediğimiz, hak etmeyeni de def etmediğimiz sürece en büyük suçlu bizleriz.
 
ADEM YAVUZ VURAL


YAZARLAR