Doğunun en doğusu olan bir zamanların kudretli beyliği olan Çıldır’ın kuruldu kurulalı hiç yüzü gülmedi gitti. Hani bizim oralar da derler ya ‘Yığbalı Gara’ tam da Çıldır için söylenmiştir. Osmanlının en dirayetli eyaleti olmuş ama Osmanlıdan vefa görmemiş, Cumhuriyetin en yılmaz savunucusu olmuş ama Cumhuriyetin de pek gözü görmemiş Çıldır’ı.
Cumhuriyetin tüm değerlerini benimsemiş ve sonuna kadar savunmuş olan Çıldır kendisini savunmak için bile kendi içerisinden çıkardığı yiğitlerle mücadele vermiştir. Kimseden medet beklememiş kendi yarasına kendi merhem olmuştur.
Cumhuriyet ilan edilip Ankara başkentimiz olmuş koca bir millete umut olan Ankara bile yıllarca Çıldır’ı unutmuştur.
Dağında eşkıyası yoktur, Sınır ilçesi olmasına rağmen sınırında en ufak bir sorunu yoktur, O devletine sıkı, sıkı sarılsa da ne acıdır ki onun da sahibi yoktur.
Mevsimlerin bile en çetini burada görülür, dokuz ay kar olur 3 ay güneş görür, tarlasını dolu vururken, ülkemde kanun çıkarılır kurbanlık hayvan almak için dünyanın öbür ucuna gidilir de onca emekle yetiştirdiği hayvanı ahırlarda durur.
Tarihinde hemen, hemen her seçimde kim iktidarsa çıldır onu muhalefet yapar, muhalefeti de iktidar yapar. Hal böyle olunca her yer gelişir, her büyür de Çıldır hep kenardan bakar.
Devlete, Devlet adamına saygısı sonsuzdur hiçbirine ne kem gözle bakar ne de bakana arka çıkar. Bayrak önceliğidir değil onu yakmak bayrağa baktıkça gözleri dolar. Tarihte birkaç kez satışa çıkarsa da devleti onu, o bir kez bile satışa çıkarmadı devletini.
İktidar olanı da seçmedi değil başına dedik ya Yığbalı Gara bir kere hizmet alalım diye iktidarı seçtiler bu seferde seçilenler hizmetin çoğunu kendine aldılar.
Vekiller seçip meclise gönderirken ilin en gözde ilçesi olan çıldır, vekil Ankara’ya gitti mi unutulur. Toprağından mıdır bilinmez suyundan mıdır kimi baş tacı yaptıysa, başa çıkanlar ayaklar altına aldı güzel Çıldır’ı.
Dışarıdan bu kadar darbe alan ilçemiz çaresiz kendi yağıyla kavrulmak zorunda kaldığı yetmez gibi birde kendi içerisinde kendinin gelişimin önüne engel koymaktan geri durmaz.
2014 Martında yapılan genel seçimlerde Sayın Kemal Yakup Azizoğlu’nun vaatlerine itibar edip, yapılabilir olduğuna kanaat getiren halk onu çıldırın belediye başkanı yapmış ancak başkanlık makamına oturunca sayın başkanda şaşıp kalmıştır. Önünde iki yol vardır ya suya sabuna dokunmadan eski düzene devam edecek ya da hizmet etmek için fedakârlık edecektir. Bu kapsamda merkezi hükümetin desteğini de alarak hizmet edeceği kanaatiyle iktidar partisine geçen başkan ‘Söz verdiysek yaparız yoksa da geldiğimiz gibi gideriz’ demiştir.
Başkanın bu kararı bir kesimde takdir ile karşılanırken bir kesim de ise tepkiyle karşılanmıştır. Takdir edenler hadi hayırlısı diye hizmetleri beklerken ,Tepki gösterenler de başkana olan kızgınlıklarını çıldır’ dan çıkarmaya başladılar.
Kızgınlıklar o kadar arttı ki buradan en çok oyu alan bölgenin muhalefet partisi vekili bile Ankara da yapılan Kars Ardahan Iğdır Tanıtım Günleri Etkinliklerinde ilçelere ait stantların önünde çekildiği boy, boy resimleri sosyal medyada paylaşırken Çıldıra ait tek bir kare bile paylaşmadı. Tabi sordum kendine Hepsini paylaşacağım Sinancım gözlerinde öperim diye mesaj yazdı ama paylaştığı resimleri henüz görmedim Bende ellerinizden öperim sayın vekilim.
Tam buna bir mana verelim derken hoop bir haber Çıldır Belediye Başkanlığına haciz işlemi başlatıldı. Dedim ya Yığbalı Gara yerdir çıldır. Uzun zamandır alacağı ödenmeyen esnaf Devlette süreklilik esastır diyerek geçmişteki borcu bugünkü başkandan icra yoluyla isteyiverdi. En doğal hakkıdır mal veya hizmet vermiştir bedelini de almalıdır ancak icra yolu ile değil de diyalog yoluyla tahsilat yapmak daha şık olurdu kanaatimce.
Durum meyanda iken herkes karşımızdayken bizde bizim karşımıza geçersek Çıldır olduğu gibi küçük ama bizim çıldır olacak kalacaktır.
Bu durumda bir karar vermemiz gerekiyor Çıldır’ımız göz bebeğimiz ya küçük olacak bizlerin kalacak ya da büyüyüp hepimizin olacak.
Karar sizden hatırlatmak bizden
Kalın sağlıcakla…..
Sinan KARAÇAY