www.vurallarsut.com

FERDİ GÜNGÖR


Yeni Superman: Sedat Peker

Altını çizerek yazmakta fayda var: Bu saatten sonra Sedat Peker'i sevmediğini söyleyecek kişiler bile ona 'bir teşekkürü' çok görmemelidir.


 

Bizim memleketin garip bir huyu vardır: Memleketçe hep bir kahraman, bir Superman bekleriz. Gelmezse de eldekilerden zorla devşiririz. İşte 2021 yılı itibariyle hepimizin "O" dediği kişi Sedat Peker oldu. Artık geçmişin üstüne de büyük bir örtü örtülebilir. Yani? Yani geçmişteki "kurtarıcıların" artık pabucu dama atıldı. Şu saatten sonra kimse "Erdoğan" ya da "Süleyman Soylu" karizması beklemesin...

1990'lı yıllarda Özal dönemini yaşadık. Sedat Peker'in işaret ettiği "40 yaş altı kuşak" pek bilmez de Özal hepimiz için kurtarıcıydı. Henüz 1980 darbesinin acıları-izleri geçmeden, dönemin en güçlü figürlerinden Kenan Evren'i karşısına alan Halk, gidip -sanki- inadına Özal'a oy verdi.

Özal, öyle popüler bir hâle geldi ki, kendisinden önceki kurtarıcıları da bir anda silindir gibi ezdi. Medyada, sokakta hep Özal'ın uluslararası arenada İngilizce konuşabilen bir Başbakan, bir Cumhurbaşkanı olarak, Avrupa'nın yüzü gibi lanse edildi. Oysa örneğin Bülent Ecevit de İngilizce konuşabiliyordu ki, kıyaslasak belki de Özal'dan da bu konuda daha iyiydi. Ancak arkasına aldığı rüzgârla Özal, hemen tüm özelliklerinin abartılarak kamuoyuna sunulmasının meyvesini yedi.

Bundan dolayı "papatyalar" mevzu, toplumda yeterince yer etmedi 

Bundan dolayı, çöp arabalarının arkasına damgalanan Efe yazısı büyük büyük ses getirmedi 

Bundan dolayı aslında Turgut Özal'ın bir cemaat mensubu olması ve çoğu zaman ülkedeki laikliği de tehdit edecek boyuttaki "Menderesvari" çıkışları gözardı edildi.

Dönemin Özal karşıtları ise köşe yazılarında hop oturup hop kalkarken, toplumun bunca yaşananları nasıl görmediğinden yakınarak ve çoğu zaman da Halkı bu konuda hakir görme gafletine düşüp, eleştirdi.

Oysa Halk, zamanını beklemekteydi. Yeni bir kahraman, yeni bir Superman gelinceye değin, Özal'dan ve yarattığı toplumsal moralden vazgeçilemezdi. 

Sonra da önce İnönü'lü SHP ve ardından da Demirel'li DYP ile Özal'a bir "uyarı sinyali" gönderdi. Ardından da hepimizin bileceği gibi 75 yıllık Cumhuriyet tarihinde denenmeyen bir şeyi yaparak, kahramanlık için Superman'lik için Recep Tayyip Erdoğan'a rey verdi. 

Erdoğan'ın Superman'liği aslında 2013 yılında kısmen ve son 2019 yerel seçimlerinde AKP'lilerin "Çünkü çaldılar(?)" mottosu(slogan) ile sona erdi. Son 2 yıldır aslında memleket Superman'ini arıyordu.

Artık buldu... Mayıs 2021 tarihi itibariyle Türkiye'nin Superman'i Sedat Peker'dir. Doğrudur, siyasete asla girmeyeceğini söylüyor ancak Superman olmak için de siyasete girmek gerekmiyor. Göreceksiniz, siyasete girmese de bu saatten sonra artık Sedat Peker kimi işaret ederse, memleketin başına o gekecektir. Neden mi? Anlatayım:

Bir kere Sedat Peker, toplumun yalnızca bir kısmını temsil ederken, artık çok daha geniş bir kısmına hitap etmektedir. Bir yandan eski kitlesi olan milliyetçi-muhafazakâr kesimi söylemleriyle elde tutarken, diğer yandan da Solculuk, Alevîlik ve Kürtler ile ilgili yani "karşı mahalleyle ilgili" çok çarpıcı mesajlar vermektedir. 

Üstelik, bir Kahramana yaraşır biçimde bu toplumun hassasiyette bir numaralı sırayı yıllardır hiçbir şeye terketmeyen "Aile" konulu mesajlar vermektedir.

Bizde "Aile" kavramı, "Çocuk" kavramı, ülkedeki her türlü görüşten ve her yaştaki insanı birleştirir. Yani Peker'in "Ben tüm bunları çocuklarım için yaptım! Karım için yaptım!" sözleri, yalnızca muhafazakâr ve milliyetçi kesimde değil; karşıdaki pek çok mahallede de ses getirir. 

Kahramanların her zaman toplumda kredileri yüksektir: Bu nedenle Sedat Peker'in büyük bir hatası olarak kabul edilebilecek "Defne" çıkışı, kısa sürede etkisini kaybetmiştir. Devamında, milyonlarca insanın kendisinden sadece birkaç saat haber alamaması sonrası gösterdiği merak ve peşisıra sağ-salim olduğu yönündeki dua refleksi, Sedat Peker'in kredisinin ne kadar yüksek olduğunun açık kanıtı gibidir. 

Ez cümle: Sedat Peker, Türkiye'deki Halkın yeni kahramanıdır.

Kahramandır çünkü son 2 senedir İstanbul seçimleriyle artık vazgeçtiği Erdoğan'ın yerine herhangi bir siyasi figürü bir türlü boşluğa yerleştirememiştir.

Kahramandır çünkü Sedat Peker, taraflı-tarafsız tüm ülkedeki insanların  "dürüstlüğüyle" takdirini kazanabilmiştir.

Bizim memleket "Mert" adamı sever. 

Karşı mahallede de olsa sever.

Bu yüzden Sedat Peker ile ilgili eleştiri yapanlar ve gelecekte eleştiri yapmak isteyenler dikkat etmelidir:

Sedat Peker, kendisine yönelik "aşağılamaya" ve "küçümsemeye" yönelik özellikle karşı mahalleden gelecek eleştirileri affetse bile Halk, asla affetmeyecektir.

Sedat Peker'e yönelik yapılacak her eleştiri, onun bir kahraman; cesur bir Aile Reisi olduğu gerçeği kabul edildikten sonra dile getirilmelidir.

Bunca yaşanandan sonra hiç Sedat Peker'i sevmediğini söyleyecek insan bile en azından bir "teşekkür" edebilmelidir.

Çünkü Sedat Peker bu teşekkürü fazlasıyla haketmiştir ve görünen o ki, gekecekte yayınlamaya devam edeceği videolarla da bunu haketmeye devam edecektir.