www.vurallarsut.com

SOSYAL MESAFEMİZ ZATEN VAR BENCE FİZİKİ MESAFEMİZ OLSUN

Covid 19 salgını ile beraber önlem olarak...

    Covid 19 salgını ile beraber önlem olarak ilk kez dillendirildi SOSYAL MESAFE deyimi ve o günden beri kimse dilinden düşürmez oldu bu soğuk deyimi. Bence bu deyim maksadı doğru anlatmakta biraz aciz kalıyor zaten pek de fazla itibar görmüyor sanki. Neticede salgının yayılmaması için insanların birbirinden en az 1,5 metre arayla hareket etmesi gerekiyor yani bu mesafenin adı olsa olsa FİZİKSEL MESAFE ya da YAKINLAŞMA MESAFESİ olmalı bence.
    Mesele SOSYAL MESAFE ise o zaten bizde son yıllarda yeterince hatta fazlası ile oluştuğu kanaatindeyim. Hatta o kadar çok fazla oluştu ki SOSYAL MESAFEMİZ adet SOSYAL UÇURUMA dönüştü bile desek yeridir. 
    Niye mi artık mahalle ve sokak sisteminde yerleşimde sona gelindi zenginler etrafı duvarlarla çevrili, kapsında güvenliği, içeresinde bakkalı, havuzu ve sosyal tesisleri olan evlerde otururken alt gelir gurubu mahallelerde oturur hale geldi.  Kimse komşusunu tanımaz hale geldi, komşuluk can çekişiyor vefatına da çok az kaldı. Orta direk diye tabir edilen bir kesim vardı o artık sizlere ömür şimdi ya zenginler var ya da fakirler. Ömründe hiç belediye otobüsüne, minibüse binmeyen, leblebi tozunu birbirine üflemenin keyfine varamayan, elmalı şekerin tadını bilmeyen, macuncudan macun alıp elini yüzüne bulaştırarak yemeyen bir nesil doğdu, büyüdü ve yakında onlar da baba ve anne olacaklar.
    Mesela SOSYAL MESAFENİN dibine kadar yaşandığı zengin semtlerde ayakkabı tamircisi göremezsiniz onların ayakkabılarında ortaya çıkan ilk sökülmede dolaptaki yenisini giymeleri kuraldır.  Ayakkabı tamircisi yoktur o semtlerde niye onun yerine lostra salonları var ayakkabıların bugün bir fakir çocuğun giydiği ayakkabı fiyatına boyandığı. 
    Semt pazarının yolunu bilmeyen hanımlar var mesela onlar tüm ihtiyaçlarını süper, hiper ve mega marketlerden karşılamakta hatta gitmeye bile zahmet etmeyip evlerine getirttirmekteler.  Yine hiçbir ultra lüks adı yabancı ve okumakta zorlandığımız şekilde yazılan sitelerde asker mevlidi ve asker uğurlaması eğlencesi göremezsiniz çünkü onların çocukları bedelli yapar askerliği, öder bedelini gitmez kışlaya bedelini ödeyemeyen de askerlik yapar türkü söyleye, söyle.
    Ve yine beslenme çantasını bilmez her çocuk çünkü bazılarının okullarında çıkan bilmem kaç çeşit yemekten yesin diye bir kucak yemek parası peşin ödenmiştir. İşin garibi mi onca para ödenir o çocuk yemeğini okulda yesin diye yemez ama elindeki plastik beslenmenin içerisine yarım ekmek, zeytin, peynir ve domates koyan çocuk ya kantinden bir simit daha alıp yer ya da akşama kurt gibi aç gelir evine.
    Tatil diye bir şey vardır evet ama zenginler için bu hem kış tatili hem de yaz tatilidir bol deniz ve kumu çağrıştırır. Hatta bazen yazlıkları olmasına rağmen sıkılırlar aynı yerde her sene tatil yapmaya başka yerlere hatta başka ülkelere giderler. Aynı tatil fakirin çocuğu için köylerine gitmek demektir, hayvanlarla oynamak, tarlaya gitmek, fındık toplamak yani kışlık ihtiyaçların karşılanması demektir. 
     Yani dostlar zaten yeterince sosyal mesafemiz var bizim bence salgın için fiziki mesafeye dikkat edelim yeterlidir.
Sinan KARAÇAY  / İstanbul