www.vurallarsut.com

O GÜN HANGİ GÜN?

Sinan Karaçay´ın gündeme ait yazısı...

      Zor günler geçiriyoruz gerçekten çok zor beden sağlığımızdan evvela akıl sağlığımızı kaybettiğimiz günleri geçiriyoruz. Devlet ve millet olarak ciddi bir fikri buhran yaşıyoruz.

     Bu buhran o kadar büyüdü ki oy verdiklerimize yani seçip bizi doğru dürüst yönet dediklerimize ne yapıyorsun arkadaş diyemez olduk, cesaretini toplayıp diyebilenler hain diyemeyenler de kurdeşen oldular.

        Allah aşkına oy verip hizmete memur ettiğimiz siyasilere, siyasilerin değimi ile de millete hizmetkâr olanlara millet olarak soru sormanın karşılığı hainliği göze almak mı olmalı?

      Ciddi bir görünmez elektromanyetik alan oluşturuldu siyaset ve hükümet üzerinde ne zaman bir soru sormaya kalksan şimdi zamanı mı bunun deniyor ama zamanını kimse söylemiyor?

      Maden ocağı patlıyor içinde 301 can gidiyor, ocak ruhsatsız çıkıyor ´Bu ocağa kim ruhsat verdi ? diye soracak oluyorsun koro halinde başlanıyor ?Devlet göçük altındaki işçileri çıkarmakla meşgulken senin sorduğun soruya bak, bugün gün o gün mü arkadaş? Sen cidden hem zalim hem de vatan hainisin. Diyerek ağzının payını alıyor sessizce o gün gelsin diye bekliyorsun bir kenarda.

     Devletin içine yerleşirken alkış tuttuğun cemaatin temiz yüzlü katilleri devlete darbe yapıyor, Ya bu adamları kim bu makamlara getirdi diye soracak oluyorsun. Akıl almaz bir hiddetle sen bu işin baş mimarı ilan edilip sanki bu cemaatin liderinin ziyaretine ABD´ye giden senmişsin gibi ağızlarına gelen hakarete maruz kalıyorsun. Korkup bir kenarda oturuyorsun.

     Ordumuz başka bir devletin topraklarında operasyona gidiyor millet evlatlarının ve devletinin geleceğinden endişe ederek bu operasyon gerekli midir? Diye soracak oluyorsunuz hemen toplu olarak bir ses yükseliyor; Ya arkadaş tam da milletin birlik ve beraberliğe ihtiyacı olduğu bu günlerde bu soruların sırası mı? Hain misin yoksa sen? Deniliyor. Susup oturuyorsunuz çünkü asla ve asla hain olmak istemiyorsunuz çünkü niyetiniz ihanet değil tam aksine ülkenize hizmet.

     Ülkemiz bir deprem felaketi ile sarsılıyor, hayatını kaybedenlerimiz ve yaralananlarımız oluyor, yüzlerce insan evsiz barksız kalıyor ve bilim insanları bundan daha büyük bir felaket yolda diyor. Sizde bunun üzerine bu ülkede deprem vergileri toplandı onlar ne oldu acaba diye soracak oluyorsunuz. Vay sen misin bunu soran cevap yok ama hücum var yerine ?Ya arkadaş bu felaket gününde, tam da milletin birlik ve beraberliğe ihtiyacı olan bu günde bu da soru mu ?´ Yoksa sen Fetöcü müsün? Yok, Yok sen kesin Vatan Hainisin diye sözün ağzına tıkanıyor oturuyorsun oturduğun yerde. Oysa niyetin milletin verdiği vergilerin millete gidip, gitmediğini öğrenmekti ama bir anda estirilen bilinçli rüzgâr seni ihanetin bahçelerine fırlatıp atıyor. Yine zamanı değil diye susup galiba hiç gelmeyecek o günü çaresizce bekliyorsunuz.

     Ve bir anda dünya amansız bir salgının pençesine düşüyor ülke olarak sende bu salgına maruz kalıyorsun ve milletin sağlığı için devletim bana bir ay sadece temel ihtiyaçlarımı karşılamak noktasında baksın da bu felaketi atlatalım diyorsun. Vay sen misin bunu diyen 25 sene ödediğin primler ve vergiler yaptığın 18 ay askerlik unutuluyor hazır yiyici, asalak ve hain oluyorsun. Hemen kaset kaldığı yerden devam ediyor ?Arkadaş millet hastalıktan kırılırken, Devlet hastalıkla mücadele ederken şimdi bunun zamanı mı ?´ ?Sen ne biçim adamsın zaten dünya bize düşman birde seninle mi uğraşalım ? diye koro halinde fırçalar atılıyor, ahlaksız ve insafsız onca iftiraya maruz kalıyorsun. Tek suçun milletin verdiklerini nereye kullandınız diye sormak ve tüm varlığınla ait olduğun devletinden bu zor günlerinde yardım beklemek olsa gerek.

     Seçtiklerine hesap sormaya her çalıştığında bugün o gün değil diyenler o muhteşem günün ne zaman olduğunu söylemeyi hep nedense unutuyorlar ya da unutturuyorlar.

    Sen seçtiklerinden hesap sorma diye kurulan bu soru soranı önce ötekileştir, sonra düşmandan taraf ilan et ve bu şekilde bertaraf et sistemi karşısında bize düşen

   TAMDA MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİĞE İHTİCAIMIZ OLMAYAN, HİÇ BİR OLAYIN OLMADIĞI HER ŞEYİN SÜT LİMAN OLDUĞU GÜNLERİN HAYALİNİ KURARAK BEKLEMEK OLSA GEREK.

 

Sinan KARAÇAY Çıldır Manset/İstanbul