İCRAATLARINI ANLATMAK YERİNE KURUCU REKTÖRE ÇAMUR ATMAK HANGİ VİCDANA SIĞIYOR

Sinan Karaçay'ın Kaleminden...

         Bugün https://www.haber7.com sitesinde yayınlanan Ferman Karaçam imzalı yazıyı okudum sonra acaba yanlış mı anladım diye bir kez daha okudum yetmedi diye birkaç kez daha dikkatle okudum. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay’a açık mektup başlığı ile başlayan yazıyı okudukça vicdanı olan her Ardahanlı gibi hayretler içerisinde kaldım.

       Belli ki mevcut Rektörümüz Sayın Prof. Dr. Mehmet Biber ’in bu atama döneminde de görevinde kalması için kaleme alınmış akademik bir metin vardı karşımızda akademik metin olmasına akademik metindi de mevcudun gerekliliğini savunmak için geçmişin bu kadar karalanmasına ve daha da vahimi geçmiş dönem Rektörü yani kurucu Rektör Ardahan’ımızın taraflı tarafsız çok büyük bir çoğunluğunun taktirini kazanmış bu toprakların öz be öz evladı Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’ı hedef tahtasına koymanın manası neydi onu bir türlü anlayamadım.

            Mevcut Üniversite Rektörümüzün icraatlarını sıralamadan önce birbirinden farklı asla yan yana bile gelmeyecek siyasi güç temsilcilerini sanki Ramazan Korkmaz Hoca etrafına toplamış sabahtan akşama kadar üniversiteye saldırıyormuş gibi göstermeyi tercih etmenin sebebi ne ola ki?

          Kurucu Rektörümüz Prof. Dr. Ramazan Korkmaz için adam kayırmadan tutun, üstü kapalı olarak fetö ile irtibatlı gibi aşağılık bir ithamla itham etmeye varan hatta devletin polisine düşman ve Ülkenin Cumhurbaşkanına kin kusacak kadar devlet düşmanı gösterme gayreti ile dolu bolca cümleler kurmak gibi çokça vahim iddiaların altına imza atananların asıl gayesi nedir?

         Küçük bir il olması nedeni ile nerdeyse tüm Ardahan’ın kuruluş hikayesini bildiği üniversitenin kuruluş yerinin bataklık bir alandan alınarak devleti kat be kat inşaat maliyetinden kurtaran bugünkü kampüs yerini sanki dağ başıymış gibi anlatmak hangi vicdanın ürünüdür mesela?

            Ardahan üniversitesinin kısa bir süre içerinde eldeki kısıtlı imkanlarla yapılmasına rağmen YÖK tarafından model üniversiteler içerisinde gösterildiğini unutup, üniversitelerin akademik başarı sıralamasında ulaştığı yeri yokmuş gibi saymak ve Kafkasya Üniversiteler Birliğini kurup bu birliğin başkanlığını yaptığından tek satır dahi bahsedilmeden eleştiri sırlamanın mantığı nedir acaba?

           Yetmemiş gibi Rektörün üniversite kadrolarını Ardahanlılara ve yakınlarına tahsis ettiği iddialarını da en üst perdeden dile getiren yazının belki de en can yakan tarafı Kayyum olarak Fetö’nün elinden alınan bir üniversiteye Devletin güven duyarak atadığı bir bilim adamı için ‘Bir hafta içeresinde görevden alındı’ diyerek ağır bir ithamda bulunularak insani ve İslami bir vebal altına girildiği gibi hukuksal açıdan da dava konusu olacak bir iftiraya imza atmaktan da hiç çekinilmemiştir.

           Bunca ithamı sormak için aradığım Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’a bu soruları tek tek sorarak cevaplarını aldım uzun uzadıya tüm cevapları anlatsam çok uzun ve sıkıcı bir yazı olur ama kısaca şu özet bilgileri sizlerle paylaşmak isterim.

Sayın kurucu Rektörümüz özetle;

          ‘Bugüne kadar emek verip kurduğum ve onurla vazife yaptığım üniversitem ya da onun Sayın Rektörü için tek bir olumsuz cümle bile kurmadım kurduğumu söyleyenlerin bunu ispat etmesi gerekmektedir.’

            ‘Bu tür amaçlı ve kısır tartışmaların odağında olmaktan şahsım, memleketim ve sevdam dediğim kurucusu olduğum Üniversitem adına büyük üzüntü duyuyorum.’

           ‘Üniversite kampüsünün yerini kampüs rantçıları ile iki yıl mücadele vererek değiştirdiğim doğrudur bu konuda ne kadar haklı olduğum ise Üniversite kampüsü için önerilen ve benim kabul etmediğim arazi sular altında kalınca herkes tarafından daha iyi anlaşılarak haklılığım bir kez daha tescil edilmiştir. Bugün kampüs o alanda olsaydı yapılan onca yatırım bataklık alanda kayıp gidecek ve milli servetimiz birilerinin ceplerini doldursun diye heba edilecekti çok şükür buna müsaade etmeyerek Devletimin emanetine sahip çıkmanın huzuru ve onurunu bugün taşıyorum.’

            ‘Doğrudur yeğenim üniversitede akademisyen olarak benim zamanımda göreve başlamıştır ancak bu yakınım olduğu için değil ALES sınavında 93 alarak ve tüm şartları yerine getirmek sureti ile üstelik ülkedeki birçok büyük Üniversitede görev yapabilecek iken kimsenin kolay, kolay gelmek istemediği bir dönemde yasal yollara ve kurallara uygun bir şekilde Ardahan’a yani memleketine hizmet etmek gayesi ile benim de ısrarımla görev yapmıştır.’

         ‘Damadımın Üniversitede akademisyen olduğu doğrudur ancak damadım daha yeğenimle tanışmadan iki sene önce üniversitemizde görev yapmaya başlamış daha sonra da yeğenimle evlenerek ailemize dahil olmuştur bu durumda ben damadımı üniversitede işe almış mı oluyorum?’

‘Üniversitemizin benim dönemimde akademik sıralaması ve YÖK ve Uluslararası Kuruluşlardan aldığı taktir ve teşekkürler herkesin malumdur’

         ‘Ve yine Europe Business Assembly (EBA) tarafından İngiltere'nin Oxford şehrinde 25-27 Ekim 2012 tarihleri arasında yapılan “Oxford Liderler Zirvesi” toplantısında Ardahan Üniversitesi Rektörü olarak “Yılın Rektörü” ödülünü de bu başarılar sayesinde gencecik Üniversitem adına aldığım da  herkesin malumudur.’

         ‘Gelelim Fatih Üniversitesinden bir hafta içerisinde görevden alınmam iftirasına.  Ben Sayın Cumhurbaşkanımızın taktirleri ile bu görevle görevlendirilerek bu üniversitede 40 gün kadar çalıştım ancak kayyum yönetimi ile düştüğüm fikir ayrılığı nedeni ile bizzat kendim istifa ederek ayrıldım ve istifam sonrasında yeniden aynı görev Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından bizzat şahsıma tevdi edildi ve bunun üzerine yeniden göreve başladım ancak bir hafta sonra 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında Fatih Üniversitesi kapatılınca bende buradan ayrılarak Maltepe Üniversitesinde Eğitim Fakültesinde Dekan olarak görev yapmaya başladım ve görevden alındığım iftirası şahsıma yapılmış itibar suikastıdır ve iftirayı atanlardan her iki cihanda da davacı olduğumun da bilinmesini isterim.’

        ‘Üniversiteye polisi almamam ve Sayın Cumhurbaşkanı için sarf ettiğim iddia edilen çirkin sözler için ise şunu söylemek isterim olay olmayan ya da yaşanması muhtemel bir olayı bizzat idareci olarak yatıştırmış biri olarak neden Üniversiteye polisi çağırmayım ki? Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanım için kurduğum iddia edilen cümleyi kurmaya ne aldığım aile terbiyesinin ne de her şeyimi borçlu olduğum devlet terbiyemin müsaade etmeyeceğini Ardahan da ilk okul talebesine sorsanız mutlaka size söyleyecektir.’

           ‘Ardahan Üniversitesine Ardahanlıları işe aldığım konusunda gelince evet aldım peki hangi memleketten ve kimleri alsaydım iyi Rektör olacaktım?’ diye cevap verdi.

           Kısaca cevaplarını ilettiğim Sayın Rektörümüzün son sözleri de ‘Benim bir daha Ardahan Üniversitesine geri dönmek gibi bir gayem ve niyetim dün yoktu, bugün yok ve yarın da olmayacak ‘diyerek konuyu çok uzatmadan noktaladı.

         Ardahan için onca sıkıntıya rağmen yaptıkları içe herkesin sevgisini ve saygısını kazanan hakkında bu bahsedilen konularda tek bir soruşturma ve dava açılmayan ve Üniversiteden ayrılırken yüzlerce araçlık konvoy ile tüm Ardahan’ın sevgi gösterileriyle ayrılan bir kişiye üstelik Ardahan’ın evladı olduğu için bu kadar ağır ithamlar ederek kimler neyi kazanmanın peşindeler diye de bir soru da benim sormam gerekir diye düşünüyorum.

               Ardahan’ı ışığa karıştırmak için gece gündüz çalışan ve bu uğurda belli ki ciddi düşman kazanan o toprakların özbeöz evladı olan ve eseri Ardahan’da dimdik ve ayakta duran ve yüzlerce yıl adı başarı, devletine sadakat, bilimin aydınlık yolunda milletine cefakârca hizmet eden Prof. Dr. Ramazan Korkmaz için vefa göstermek ve bir iki satır da olsa teşekkür yazısı kaleme almak yerine sayfalarca şikâyet mektubu yazılmasını da Ardahan halkının dikkatine ve ferasetine bırakıyorum.

             Yine sayın Hocamıza hiç gerek yokken sebebi bilinmez bir şekilde yöneltilen ithamların sahiplerinin Ardahan ve Ardahanlı kimlikliklerini uzun uzadıya izah etmelerinden yola çıkarak bende madem bu konuda bir tarafım çok da uzun olmayan cümlelerle bende kendimi izah etmeye çalışayım belki benin yazdıklarımı Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız okumaz ama bende CAN SAĞ İKEN YURT VERMENİZ DÜŞMANA diyerek Kafkaslarda direniş ateşini yakan Aşık Şenliği Babanın köylüsü ve bu aziz topraklar için şehadet şerbeti içerek Şehit olan Yiğit oğlu Yiğit KASIMOĞLU HASAN AĞA’nın özbeöz torunuyum çok şükür. Herhalde kimliğim huşunda daha fazla izahata gerek yoktur diye düşünüyorum.

          Sonuç olarak bilinmelidir ki sizler ne kadar Prof. Dr. Ramazan Korkmaz’a kin ve nefret besliyorsanız bizler onun on misli kadar Ramazan Hocamıza sevgi ve muhabbet besliyoruz. Güneşi balçıkla sıvayamazsınız buna gayret etseniz bile o balçık elinize yüzünüze bulaşır bilesiniz.

           Gayeniz icraat anlatmak ise buyurun anlatın ve sayın Rektörümüzün başarıları ile hep birlikte gurur duyalım ancak bunu yaparken Ardahan’ın ve Çıldırın nazarımızda değeri paha biçilmez evladına dil uzatmaktan vazgeçin

            Unutmayın ki Ramazan Korkmaz Ardahan’dır Ardahan Ramazan Korkmazdır.

           Gerisi lafı güzaftır…….

 

Sinan KARAÇAY