BEN HAİNMİŞİM DE HABERİM YOK..

Sinan Karaçay'ın kaleminden...

        Yeni bir moda başladı son yıllarda hükümeti yani icraat yapsın diye oy verip seçtiğin siyasi partiyi ve onun yaptıklarını eleştirdiğin anda adın anında HAİN ya da HAİNLERİN EKMEĞİNE YAĞ SÜREN, DÜMEN SULARINA GİREN KISMİ HAİN olarak ilan ediliyor. O kadar kolay ki bu yapılan eleştiriye cevap vermek yok, doğrusu budur demek yok, ya bu insanları bir dinleyelim belki de haklı olduğu şeyler vardır demek, demeyi bırakın düşünmek bile yok. Dış güçler bizimle uğraşıyor ve biri bizi eleştiriyorsa dış güçlerin adamıdır hoop o zaman bizi eleştiren HAİNDİR damgasını vur ve kurtul.

        Ya Allah aşkına 45 yaşını bitirdim bu dış güçleri duymaktan gına geldi, dünya işi gücü bırakmış hep bizimle uğraşıyormuş gibi geliyor atık bana. İş daha da ileri gitti elim kalem tutup da iktidarın yanlışlarına yanlış dediğimde hiç görmediğim bu dış güçlerin elemanı oluverdim iyi mi? Ya bu dış güçler benden medet umacak kadar düştüler ise bunların yaptıkları için endişelenmeye hiç gerek yok vallahi de billahi de.

        Ne yaptım da KALEM CAMBAZI, HAİNLERİN EKMEĞİNE YAĞ SÜREN DIŞ GÜÇLERİN MAŞASI OLDUM BEN?

- Çözüm süreci denilen çözülme sürecinde bebek katilin muhatap alanlara karşı çıktım.

- Devleti karanlık tarikatlara ve onların sahte hoca ve şey

- Terör kampından gelenler için yapılan davul zurna ile karşılamayı içime sindirmedim.

- Verdiğim vergilerden teröristlere yemek ısmarlanması kanıma dokundu.

- Diyarbakır meydanında bu mukaddes devlete ‘Asıl Terörist Türkiye Cumhuriyeti Devletidir’ diyen hain ve bu kutsal vatan topraklarını da içine alan bir devlet kurma hayali olan hain ile sahneye çıkıp türküler söylenmesini kabullenmedim.

- Diyarbakır meydanında bebek katilinin Mektubu’nu tüm dünya TV’lerinden canlı yayında okutanlara isyan ettim.

- Bebek katiline akademisyen gönderenlere, bu katile gidilmesi için gemi tahsis edenlere temenna etmedim.

- Oy uğruna aranan bir teröristi Devlet Televizyonuna çıkartanlara ateş püskürdüm.

- Fetöcü Hainlerin planları ile cezaevlerine gönderilen kahraman TÜRK Subaylarına arka çıktım.

- Sınavlarda kopya çekildi hak yenildi diye isyan ettim.

- Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim ile alenen dalga geçenlere çemkirdim.

- Yüce kitabımız ile alay eden densizlere yeni makamlar verilince tutamadım kendimi isyan ettim.

- Fakirliği isyan ettim.

- Deprem gerçeğini hatırlatıp kanal İstanbul’a harcayacağınız parayı kentsel dönüşüme harcayın dedim.

- Çalışanın haklarını gasp edilmesine isyan ettim.

- Maden ocağında göçük altında kalan madenciye üzüldüm ve ölenlerin hesabı verilsin istedim.

- Kısa Çalışma ödeneği rezaletini satır, satır yazdım.

- Çalışanın tek umudu kıdem tazminatına göz dikenlere diklendim.

- Sahte enflasyon ve büyüme oranları ile milletin gözünün boyanmasına isyan ettim.

- Milletin Anasını Belleyen müteahhitler ile iş tutanlara isyan ettim.

- Devletin malı deniz yemeyen domuz diyenlere susup kalmak yerine laf söz ettim.

- Aynı yola senede dört kez asfalt döküp, aynı kaldırımı bir yılda üç kez bozup yaparak devletin kasasına dadanan iktidar yandaşı farelere peynir tezgâhı kuranların tezgahlarını yazdım.

- Sağlık ve Eğitimin özelleştirilmesinin vatandaşlar arasında eşitsizliğe yol açtığını yazdım.

- Binlerce yıllık devlet geleneği olan bir devlette sosyal medyadan istifalar edilmesininim bize yakışmadığını yazma gafletinde bulundum.

- Damat beyin perişan ettiği ekonomimin bir de çok iyiymiş gibi konuşup milletle dalga geçmesine karşı durdum.

- Muhalefetin yanlışlarını da kalem, kalem yazıp dilim döndükçe hatalarını sıralamayı hak ve adalet anlayıcım gereği görev saydım.

Bunlar genel isyanlarımdı bir de doğduğum topraklar için yerel isyanlarım oldu mesela;

- Ardahan ilinin vekillerine neredesiniz diye sordum?

- Ardahan Devlet Hastanesinde yeterince doktor yok millet Kars ve Erzurum yollarında ölüyor diye yazdım.

- Ardahan Üniversitesi akademik olarak başarı sırlamasında neden en sonlarda diye sordum.

- Ardahan’da öğretmensiz okulların öğretmen eksikliği ne olacak diye sorma gafletinde bulundum.

- Ardahan’ın Şırnak ve Batman ile üniversite sınavlarında her sene sondan üçüncülüğe abone olmasına isyan ettim.

- Ardahan il merkezinde 150 yataklı olan Devlet Hastanesinin Ardahan’ın bir ilçesine 400 yataklı olarak yapılmasının mantığını sorguladım mesela.

- Çıldır da Meslek Yüksek okulunun kapanmasına sessiz kalamadım.

- Çıldır’da yapılan ancak çürümeye terk edilen öğrenci yurdunun akıbetini sordum yetkililere.

- Çıldır’da yapılan Göl festivalinde yöresel sanatçılar yerine başka sanatçılara binlerce lira verilmesini eleştirdim.

- Aşık Şenlik gibi bir değerin adını neden daha fazla duyurmuyoruz diye kanal, kanal dolaşmış, onlarca yazı kaleme almıştım diye hatırlıyorum.

- Çıldır göl festivalinde kurulan stantların çoğu başka illerden bu neden böyle diye sorduğumu hatırlıyorum.

- Çıldır da beş sendir bitmeyen cami inşaatına dertlendim.

- Çıldır’da açılan sınır kapısının Çıldır ekonomine katkısından çok zararı olduğunu yazdım.

- Çıldırın Yapılan demiryolu hattında antrepo ve tüm gelir getirici konumlanmaların dışında bırakıldığını yazdım.

- Çıldır da üç yıldır bitmeyen 8.600.000 TL’lik devlet hastanesinin halen bitmemesine isyan etmiştim en son.

      Ve sonuç bunları yazdığım ve yaptığım için KALEM CAMBAZI, HAİN VE BÖLÜCÜLERİN EKMEĞİNE YAĞ SÜRENLERDEN oldum iyi mi ?

Allah kabul etmesin ne diyeyim….

 

Sinan KARAÇAY

Gazeteci yazar