ÂŞIK ŞENLİĞİN ERİVAN SEFERİ VE ZEHİRELENMESİ-1

ERKAN ÇELİK'İN KALEMİNDEN

Elli yıldan fazla âşıklık yapan Âşık Şenlik (1850–1913) birçok sayıda çırak yetiştirir. Yetiştirdiği çırakların hiç biri bugün hayatta değildir. Yetiştirdiği çıraklar. 

Bala kişi: Şenlik’in saz ustası Âşık Nuri’nin oğludur. 

Âşık Mevlüt: Çıldır ilçesine bağlı Baltalı köyündendir. 

Âşık İbrahim (Artar) 1875-1948 Arpaçay ilçesine bağlı Gülyüzü (Pehreşen) köyünden. 

Âşık Kasım: 1872-1958 Âşık Şenlik’in oğlu  

           Âşık Gülistan (1900-1972) Arpaçay ilçesine bağlı Koçköy’ünden. Merhum Murat Çobanoğlu’nun babası. 

Bala Memmed: Şenlik babanın İran’da zehirlenmesine neden olan çırağıdır. 

Âşık Hüseyin: Arpaçay ilçesine bağlı Doğruyol (cala) köyünden. 

Âşık Mehmet: Âşık Şenlik beldesi (Suhara) 

Âşık Asker: Çıldır ilçesine bağlı Âşık Şenlik beldesi (Suhara) 

Âşık Süleyman: Çıldır ilçesine bağlı Âşık Şenlik beldesi (Suhara) 

Âşık Nesip: Güllü bulak köyü-Akbaba (1870-1944) 

    Âşık Şenliğin, yanında uzun süre çıraklık yapan Bala Memmed’ti. Bala Memmed 5–6 yıl Şenliğin yanında çıraklık ettikten sonra, Şenlikten izin ister, Şenlikte ona, artık usta oldun, şimdi senin ektiğin bağlarda meyve toplama zamanındır gidebilirsin der. Helalleşir, elinden öper ve Erivan’ın İreyhanlı köyüne, yani kendi köyüne gelir 

       Rusya’da Çarlık ve İran’da Şahlık dönemlerinin hüküm sürdüğü yıllarda bugünkü kuzey ve güney Azerbaycan toprakları üzerinde yarı bağımsız bir şekilde hanlıklar vardı. Bir nevi derebeyi diyeceğimiz bu hanlar zamanın şartları itibariyle saza, söze ve özellikle halk edebiyatına meraklı idiler. Her birinin himayesinde birkaç âşık bulunur ve bu âşıklar yılın belli zamanlarında bir araya gelerek atışır ve imtihan olurlardı. 

      Günlerden bir gün 1913 yılında Ağustos veya Eylül ayında Revan han oğluna Gence han’ın kızını alır. O zamanın adetlerine göre düğün kırk gün kırk gece devam edecektir. Düğünü idare edecek toy babası seçimi sırasında hanlar arasında anlaşmazlıklar çıkıyor. Toy babası kim olsun? Çünkü bütün yöredeki hanlar toy babası için adaylarını belirlemişler. Toy babası sen olacaksın yok ben olacağım derken hanlar arasında anlaşmazlık çıkıyor. Anlaşmaya varmak için aralarında din adamları, ahund ve güngörmüş geçirmiş yaşlıların da bulunduğu kişilerden oluşan bir hakem heyeti oluşturuyorlar. 

         Tartışmalardan sonra şöyle bir karara varıyorlar. 

“Âşıklar arasında bir hikâye yarışması yapılacak ve bugüne kadar duyulmamış olan türkülü bir hikâyeyi kim anlatırsa o aşığın ağası han olacak.” 

         Bu karara hanlar da rıza gösteriyorlar. Hanların yaş ve mevkilerine göre âşıklar sıra ile hikâye anlatıyorlar. Nihayet sıra genç ve sıradan bir hanın aşığına geliyor. Bu Çıldırlı Âşık Şenlik’in çıraklarından”Bala Memmede sıra gelir. Önce Letifşah hikâyesini sonrada Selman Bey hikâyesini anlatır. Bala Memmed’in han’ı toy babası seçilir ve orada bulunan hanlar bala Memmede kese içinde altın verirler. Orada bulunan bazı hanlar bu meseleği gurur haline getirirler ve Bala Memmede bu hikâyelerin musannifinin kim olduğunu sorarlar. Bala Memmed’de hikâyelerin musannifinin ustası Çıldırlı Âşık Şenlik olduğunu söyler. Han’lar Bala Memmed’e ustası Âşık Şenlik’i acilen kendilerine getirmelerini isterler. Eğer getirmezsen seni ve akrabalarını öldüreceğiz diyerek tehdit ederler. 

         Toy sahabı Mirze Han Bala Memmede “sana istediğin kadar altın istediğin kadar sana at verim git Âşık Şenliği getir”.der 

         Bala Memmed kendini sıkıştıran hanlardan 15–20 gün süre alır ve eve perişan bir halde gardaşının evine gelir. Kardeşinin üzüntülü ve düşünceli halini gören Veli (Ali)  Memmed’e sorar ne bu halin yoksa düğünde bir şeymi oldu? Niçin susarsın. Kısa süren bir seslikten sonra âşık Memmed “hiç sorma gardaş hanlar Şenliği ister. Şayet getirmezsem hanlar bizi öldürecek. Hikâyenin kime ait olduğunu sordular. Bende mecbur kaldım Ustam Âşık Şenliğe ait olduğunu söyledim. Ben gitsem olmaz sen git der”.Ertesi günü Veli yola düşer Suhara köyüne gelir. 

      Âşık Şenlik Veli’yi kapıda karşılar.”Hoş geldin Veli”der Veli kardeşi bala Memmedin başından geçenleri anlatır.  Veli”Düğünümüz var ben ve yüz insanın canı senin elinde. Seni götürmeye geldim. Al bu hançeri boynumu kes der.”Şenlik”Veli o ki geldin derdini anlattın zaten ben bu anı bekliyordum ben daha önceden Memmede benim ismimi söyleme demiştim. Hele bir dur bende hazırlıklarımı yapım ondan sonra gidelim”der. Şenlik Anasına”Ana hazırlığımı yap dediğim çıktı mecbur gideceğim gitmem daha iyi olur.” ( fakat Şenlik’in anası Şenlik’in İran’a’ gitmesine razı değildi.)Şenlik gitmeden önce anasına sazıyla birkaç söz söyler.  

  

 

Sevda sinem üsde vurdu sed yara 

Gam müjgân gösderif hicran mil çeker 

Hekim loğman derdime çare 

Kim bilir müddeti neçe yıl çeker 

 

Hicran alayları doymaz ganımnan 

Gören ibret alır tufanınan, 

Cellât gibi tutuf giribanımdan 

Ne alır canımı ne de elçeker 

 

Şenlik’in feryadı yeksan hakini 

Zelzeleye sarılıp gam eflakini 

Mende olan hicran yükünü 

Ne gergedan ne de fil çeker. 

 

Şenliğin anası bu kez kıbleye döner Allaha dua eder”Oğlum Şenlik Sağ gitsin sağ gelsin, Sen onu koru yarabbim” Şenlik bu kez anasına bu sözleri söyler. 

 

Gamlı gönlüm bugün gamlar ağladı 

Duruf gülsemde bir gülmesem de bir 

Ab-ı danem tahsim oluf gurbete 

Gedif gelsem de bir gelmesem de bir. 

 

Sevda saldı meni hicran gahrına 

Gama dalsam da bir dalmasam da bir. 

Panzeher kâr etmez aşgın zehrine 

Şifa bulsam da bir bulmasam da bir 

 

Hazreti Eyub’un zenbur nişanı 

Tohundu sineme tığ-ı müjgânı 

Dü çeşmimden akan dide giryanı 

Tutup silsem de bir silmesem de bir. 

 

Semenderin arşa dayandı zarı 

Hâl-i müşgül gördüm pervaneleri 

Yakıp vücudumu kül eden nârı 

Şama salsamda bir salmasam da bir 

 

Şenlik der afatı talan bağında 

Şeyda pervaz eder her budağında 

Zimisdan gülüyem şita çağında 

Bitif solsam da bir solmasam da bir. 

 

Âşık Şenlik bu sözler söyler. Anasının üzüldüğünü görünce peşinden bu sözleri söyler. 

 

Ah çekip âleme eyledim feryad 

İllac olar bu efkâra diyen yoh 

Nice kimselerden diledim imdad 

Men yeterem havalara diyen yoh 

 

Şan şan olup sızlar sinemde dağlar 

Ne tabipler sarar ne cerrah bağlar 

Eflatun sağ değil Loğman gan ağlar 

Mehlem sever böyle yara diyen yoh 

 

Şenlik’em dünyada gülmedim heçmen 

Usanıp canımdan olmuşam peşmen 

Ne yaran ne yoldaş ne dost ne düşman 

Hayıf oldu bahtı gara diyen yoh. 

 

      Âşık Şenlik Veli ile beraber evden ayrılır. Köyün içinden geçerken komşusu ve arkadaşı olan Molla Mehti’ye. Durumu izah eder ve mutlaka gideceğini söyler ve Molla Mehti’ye derki 

— Molla Mehti ben bir şeyler söylüyecem sen yaz. Yalnız ben Tebriz’den geriye dönemezsem bu sözleri mezarıma toplanan ahaliye okursun. Şayet geriye sağ gelir semse sözleri yırt at. 

 

Medet Allah gönül kuşu gafesde. 

Çıhar şirin cannan ayırma meni 

Pervaneyem aşk oduna yanaram 

Bu aşk-ı suzandan ayırma meni 

 

Bu cihanda çohdu şirli odalar 

Mene yanar oldu beyler gedeler 

Tükendi tarihler doldu vedeler 

Eş yâran yoldaşdan ayırma meni 

 

Uzadırlar musallatın daşına 

Ağlaşırlar cenazemin peşine 

Meni götürüler gabir başına 

Orda Kuran’dan ayırma meni 

 

Gabir ki örtülüp telkin verende 

Sualcılar gelip suval soranda 

Gabir sıkıp ruh cesede girende 

Ya Rabbi lisanda ayırma meni. 

 

Şenlik diyer arşa çıhdı amanım 

Daha sennen özge yohdur gümanım 

Sana sığınmışam Gani Süphan’ım 

Zerrece imandan ayırma meni.(1) 

      

Sözler bittikten sonra anasının tüm ısrarlarına rağmen yola çıkar, Uzun bir yolculuktan sonra Erivan’a Mehti Han'a (Mirze Han) oradan da İran'a Kulu Han'ın evine gelirler. Mehti Han yanında birçok adamı Şenlik ve bala Memmed. Tebriz’e gelirler. 

 

Kul Han ın düğün hazırlıklar tamamdır birçok ta âşık vardır. Mehti Han derki. 

—Âşık Şenlik, İran âşıklarıyla değişirseniz daha iyi olur. 

— Baş üstüne beyim, izin verin ben üç kıta bir şiir söyleyim onlarda cevap versinler. 

 

Aldı Şenlik 

 

Âdemden evvela fani dünyada 

Şeriat babında nazır kimiydi 

Müşkülde galanın dadına yeten 

O ve de Hazreti Hızır kimiydi 

 

Dedi ve âşıklara baktı, kimseden ses yoktu. Devam etti 

 

O zamanda nice padişah vardı 

Ne yerde eğlendi tahtıgah gurdu 

Neçe il hökmeledi saltanat sürdü 

Onun etrafında vezir kimiydi 

 

Gene ses yok devam eder. 

 

Şenlik der o ve de yok idi ayet 

Ne zikirle ederlerdi ibadet 

Ne sebebten hakka yetti şikâyet 

Tertibi biz için hazır kimiydi. 

     Hanların âşıklarından bazıları, Şenlik’in daha önceleri Gümrü, Tiflis ve Borcalı’da görüşüp, tanıştığı ve yarışıp üstün geldiği âşıklardır. Bu nedenle Şenlikten çekiniyorlardı. Şenlik Tebriz’de Hanların en ünlü âşıklarıyla karşılaşıp, üstün gelir. O gece orada çırağı ile beraber kalan Âşık Şenlik’in akşam yemeğinde çorbasına Şenliği çekemeyen bazı âşıklar gizlice vadeli zehir katarlar.  

 

     Nihayet oradan ayrılırlar ve Çıldıra gelmek üzere yola çıkarlar. Zehir zaman ayarlı idi 

Yavaş, yavaş sirayet ediyordu. Yolda geçen bir kaç günlük zaman, Bala Memmed’in evinde misafir olarak iki gece kalması, zaman kaybıydı, İreyhanlı köyünden çıkıp Şimdiki Gümrü’ye bağlı Hamsa gazasının Hozu* köyünde evli olan kızının (Gülhanım) evine gelir.(Yukarıda bahsi edilen yerler Türk köyleridir. Şimdi Ermenistan topraklarındadır.) kızının adı Gülhanım’dır. Kapıdan içeri girer girmez kızım bana bir yatak ser der. Zehir artık görevini tamamlamaya yakındır.” 

     Suhara köyünde bulunan çocuklarına haber salarlar. Oğlu Kasım ile birçok sayıda köylüsü atlarına binip Hozo köyüne gelirler. Oğlu Kasım o sıralar 35 yaşında imiş. Kasım babasının yanına vardığında Şenlik işaret parmağını kaldırıp bir şeyler söylemek ister fakat söylemeden ruhunu kızının evinde teslim eder. Çırağı Bala Memmed’de köyünde zehirden ölür. Oğlu Kasım “Ben bacımın evine vardığımda babamın el ve ayak tırnakları zehirin etkisinden göyermişti. Son nefesine yetişmiştik. Babam sağ elinin işaret parmağını kaldırıp bana bir şey söylemek istedi fakat söylemeden ruhunu teslim etti.”  oğlu Kasım ile akrabaları Âşık Şenlik’in cenazesini (1913 Sonbahar) öküz arabası şimdi Türk sınırları içinde bulunan ve yöre halkı tarafından “Göydağ” denilen dağdan geçerek top yolundan, Kilise deresini takip ederek sırasıyla Yk. Cambaz köyü üstünden Aş. Cambaz köyünü geçerek köyüne getirirler ve köy mezarlığına defin ederler. 

 

                      ÂŞIK ŞENLİK’İN HEYKELİNİN YAPILIŞ VE AÇILIŞ TARİHLERİ-2 

 

Âşık Şenlik 1850’de Çıldır-Suhara köyünde doğar.1913 yılında da Revan’da kimi, araştırmacılara göre İran’da zehirlendiği yazılmaktadır.  

Âşık Şenlik’in heykelinin yapılışını ve açılışını Şenliğin torunu Âşık Yılma Şenlikoğlu (İzmir) şöyle anlatır.1977 yılında dönemin Kars İl Kültür Müdürü Mahir Zenger Baransel kurduğu bir heyetle Suhara ’da yaklâşık 1 ay Âşık Şenlik’i görenleri dinleyerek Şenliğin eşkâlini belirlemeye çalışmışlar. En sonunda köylümüz olan 80 yaşındaki rıza dayının anlattıklarını ressamlar çizmişler ve bu resim esas alınarak heykeli yapılmıştır. 

Kars’ın Alparslan tarafından fetih edilişinin 913. Yıldönümü kutlamalarında aynı gün 16 Ağustos 1977 tarihinde Âşık Şenliğin heykeli yapılan bir törenle açılır.. 

13 Temmuz 2008 tarihinde Çıldır Belediyesi Âşık Şenliğin heykelini Çıldıra Kars yönünden girişe konularak yapılan bir törenle açılmıştır. Âşık Şenliğin üçüncü heykeli de köyü olan Âşık Şenlik beldesinde beldeye Çıldır yönünden girişe konularak yapılan bir törenle açılmıştır. 

Kars Belediyesinin organizesiyle 4. Düzenlenen Kafkas Kültürleri Festivali kapsamında kentin girişine yaptırılan Âşık Şenlik’in heykeli Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tarafından törenle açılır. 

 

                                              ÂŞIK ŞENLİK İSMİNİN YAŞATILDIĞI YERLER -3 

 

    Âşık Şenlik 1850 yılında Suhara köyünde doğar. Kırk yıl (1878-1918) Rusların zulmünde kalan Türk topraklarında, Âşık Şenlik temsil ettiği topluma bir yol gösterici olmuştur 

    Âşık Şenlik’in isminin yaşatılması için bazı belediyeler ve sivil toplum örgütleri Âşık Şenlik’in ismini Okullara, bulvarlara, caddelere, parklara ve derneklere ismini vermişlerdir. 

     Aşığın doğduğu köyün ismi daha önce Yakınsu (Suhara) idi. Belediye meclisinin aldığı bir kararla Beldenin ismi Âşık Şenlik Olarak değiştirildi. 2014 yılında nüfusu iki binin altına düştüğü için Belediye özelliğini kaybederek köy statüsüne düştü. İsmi Âşık Şenlik Köyü olarak kaldı. 

     Kars’ta bir bulvarın ismi Âşık Şenlik bulvarıdır. 

“1996-1997 yılında Bağcılar belediyesi tarafından bağcılarda bulunan bir parkın yeniden düzenlenerek ismine Âşık Şenlik ismi verilerek halka açılmıştır. 

  

Esenyurt ilçesinde “Âşık Şenlik caddesi” 

Dudullu Âdem yavuz Mah. ”Âşık Şenlik caddesi” 

Esenler mahallesinde bir caddenin ismine Âşık Şenlik’in ismi verilmiştir. 

Çıldır belediyesi tarafından her yılın Temmuz ayında Âşık Şenlik Festivali düzenlenmektedir.” 

Âşık Korkmaz İkan’ın hazırlayıp sunduğu Televizyon Programın ismi ”Âşık Şenlik Divanı” 

1996 Yılında Âşık Günay Yıldız başkanlığında Karsta Kars Halk Ozanları Âşık Şenlik Kültür ve Yaşatma Derneği kuruldu. 

 

1996 yılında İstanbul’da Aşığın köylüleri Âşık Şenlik Kültür derneğini kurmuşlardır.  

 

İnternette bazı sitelerin ismine Âşık Şenlik ismi verilmiştir(www.âşıkşenlik.com

 

Daha önce Konya da her yıl kutlanan âşıklar bayramında Yarışma kategorisinde Âşık Şenlik dalında yarışma düzenlenirdi. 

 

Ardahan Üniversitesi bünyesinde bulunan konferans salonuna Âşık Şenlik ismi verilmiştir. 

 

Âşık Şenlik Ortaokulu. Göztepe Mah. Bağcılar 8 Şubat 2018 

Âşık Şenlik Ortaokulu- Sanayi Mah. Pendik 

Âşık Şenlik İlkokulu. Âşık Şenlik Mah. Çıldır. 

 

 

Gerek ülkemizde gerek Azerbaycan Devlet Üniversitelerinde Doktora tezi olarak “Âşık Şenlik’in Hayatı Ve Eserleri Konusunda araştırmalar yapılmaktadır.” 

 

                              ÂŞIK ŞENLİK İÇİN SÖYLENEN SÖZLER-4 

        93 harbinde (Osmanlı-Rus savaşı) 24 Nisan 1877’de Rus Kafkas ordusu Doğu sınırlarımızdan Anadolu topraklarına girmesiyle başlar. Bunun üzerine köylü  

Kasabalı atlı gönüllüler ordumuzun yanında ve emrinde düşmanla savaşarak  

Ya gazi ya da şehit olmuştur.1877,de kendiliğinden oluşan gönüllü çetelerimiz 

(Başta Karapapak Mehrali Bey ve Hasan Hüseyin kardeşlerin kurduğu gönüllü çeteler) için Âşık Şenlik tarafından söylenip Mollalara yazdırılarak Kars-Ardahan Köylerindeki halka elden ele dağıttırılarak, halk üzerinde tesir etmiştir. Bu tesir halen günümüze kadar devam etmektedir. 

        Âşık Şenlik’in yazdığı yedi (7) kıtalık 93 koçaklamasında her dörtlükte yazdığı 

“Can sağ iken yurt vermeniz düşmana” nakaratı bazı yazarlarımıza ve şairlerimize ilham kaynağı olmuştur. 

 

        1940 yılında 2.Askerliğini Yd.  Subay olarak Kars’ta yapan Şair Behçet Çağlar savaş tarihimizi konu alan Piyesine ”Can sağ iken” adını vermiştir. 

 

        Sovyet Rusya 1945 yılında Kars-Ardahan ve Çoruk boyları ile Doğu Karadeniz illerimizi “Eski Gürcistan toprakları idi” diye bizden koparmak ister. Bunun üzerine ülkemizde mitinglerle protesto edilmiştir.” Abidin Daver Cumhuriyet gazetesindeki makalesine “Can sağ iken Yurt vermeyiz düşmana” 

Adını vermiştir. 

      

        “1949-1951 yıllarında Kars lisesinde Felsefe hocalığı yapan Şair Selahattin Ertürk Karslı gençlerin Ankara’da çıkardığı “Aras” dergisinde (1952) yazdığı şiirde şöyle der. 

 

Yar olan yâd olan işitsin bilsin. 

“Can sağ iken, yurt vermeyiz düşmana” 

Moskof’u Bulgar’ı bir olup gelsin. 

“Can sağ iken yurt vermeyiz düşmana” 

 

      Erzurum iline bağlı Oltu’nun 25 Mart 1997’de ki kutlama (Düşmandan) törenlerinde mikrofonla şu göç türküsü koro şeklinde söylenmiştir. 

 

Göç göç oldu, göçler yola düzüldü. 

Can sağ iken yurt vermeyiz düşmana 

Sandınızmı ki, Oltu hemen verilir. 

Can sağ iken yurt vermeyiz düşmana.(1) 

 

         Devlet sanatçısı Ensar Kılı研ºık Şenlik sadece Anadolu’da değil Kafkas Türkleri, İran, Gürcistan, Azerbaycan ve Orta Asya Türkleri arasında dolaşıp kendini sevdiren ve eserleriyle günümüze kadar gelen bir hak ve halk aşığıdır”.(2) 

     

       Yunus Zeyrek ”Şenlik büyük şairlerin yetiştiği bir bölgenin çocuğu olduğu gibi, büyük âşıklar yetiştiren bir okulun da gerçek hocası sayılır.” (3) 

 

     Esfender Korkmaz ”Çıldır âşıklık geleneğinin odağıdır. Âşık Şenlik bu odağın kahramanıdır”. 

 

       Devlet sanatçısı Şeref Taşlıova ”Türk milletinin ata sanatı olan Âşıklık geleneği içinde Doğu Anadolu Bölgesinde yaşamış Çıldırlı Âşık Şenlik büyük yer tutar. Her köy düğününde şehir kahvehanelerinde bir aşığın sazının sesi geldiği zaman Âşık Şenlik akla gelen bir ulu kişidir.”(4) 

 

       Mehmet Öcal ”Kars denilince kendi geleneksel kültürünün bir parçası olan barları, mugamları, divanları, âşıkları ve en önemlisi” Âşık Şenlik’i “akla gelmektedir. (5) 

     ÂŞIK ŞENLİK’TEN BAHSEDEN BAZI KAYNAKLAR-5 

1.Aslan Ensar: Çıldırlı Âşık Şenlik 1975.Ankara: Çıldırlı Âşık Şenlik (Hayatı, Şiirleri, Karşılaşmaları, Hikâyeleri) Ankara,2007 Maya Akademi yayınları. 

2.Erdener İslam: Âşık Şenlik Divanı. Kars,1960 

3Alptekin A. Berat: Çıldırlı Âşık Şenlik Bibliyografyası; Hayatı, Sanatı ve şiirlerinden Örnekler. Ankara,1989,Kültür Bakanlığı yayınları 

4.Âşık Şenlik Sempozyumu bildirileri,22-23 Mayıs 1997,Ankara,2000 

5.Alptekin A. Berat, Coşkun Nizameddin. M: Âşık Şenlik Divanı, Ankara,2006.Çıldır bld. Yayınları. 

6.Elçin Şükrü: Halk Edebiyatına giriş. Ankara 1986,Sevinç Matbaası 

7Onk Nizamettin: Çıldırlı Âşık Şenlik ve Narmanlı Âşık Sümmânî. Türk Dünyası Araştırmaları dergisi. s.219-243 Şubat 1987 

8.İçel Hatice: Çıldırlı Âşık Şenlik’in şiirlerinde Halk Kültürü unsurları Fırat Üniversitesi Sosyal bilimler dergisi C.19.Sayı.1Sahf.11-29)Elazığ.2009   

9.Gökalp Mehmet: Âşık Zülali, Âşık Şenlik’in köyünde. 1953 

10Aşıkoğlu İsmail: Âşık Şenlik, İzmir,1964 

                                                  : 

11.Beşmart Akay: Âşık Şenlik, Ankara 1954 

12.İbrahimoğlu Bayram: Latif Şah Hakkında Destan, Haldan,1957 

13.Alaydın N. Feridun: Sevdakâr Hikâyesi, Ankara,1938 

14.Kırzıoğlu M. Fahrettin: Edebiyatımızda Kars II, İstanbul,1958 

15.Elçin Şükrü: Halk Edebiyatına Giriş, Ankara,1986 Sevinç Matbaası 

16.Kartarı Hasan: Doğu Anadolu da Âşık Edebiyatının Esasları, Ankara 1977 

17.Günay Umay: Âşık Tarzı Şiir Geleneği ve Rüya Motifi, Ankara,1986 TTK. B. evi. 

18.Korkmaz Ramazan: Çıldır Folklor ve Etnografyası, Erzurum 1985 (A. Ü. Fen-Ed. Lisans tezi.) 

19.Özbek Orhan: Âşık Şenlik, Değişmeler, Karşılaşmalar, Ankara 1969 Ay yıldız Matb. 

20.Kabaklı Ahmet: Türk Edebiyatı Cilt. II, Shf,892-898,İstanbul 1997,Acar Matbaacılık. 

21.Batur Suat: Açıklamalı-Örnekli Türk Halk Edebiyatı.1998 Altın Kitaplar 

22.Kazak Ali.               :Doğuş Halk Evi Dergisi 1939. Shf.30-31 

23.Hınçer İhsan.         :Tarla Dergisi. Sayı.32,Shf.5-6, 2.Kasım.1968 

24.Saltkan F.                 :Doğuş halk evi dergisi.1939 Eylül c.1,s.15-16 

25.Çelik. M. Fahrettin: Büyük halk şairlerimizden. Tanrıdağ dergisi 1942.c.1 No.9-11-13 

26.Arısoy M. Sunullah: Türk Halk Şiiri Antolojisi, shf.226-227.Ankara 1995,Bilgi yayınevi. 

27. Kafkasyalı Ali: Âşık Şenlik’in Revan Seferi Ve Zehirlenerek Öldürülmesi. A. Ü. Türkiyat                Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı.25 Erzurum.2004 

28.Asker Naile: Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi. Cilt: IX, Sayı 1, Sayfa: 9-14, İZMİR. 2009. 

29.Sergiyye HEZİYEVA: Kars Âşıklık Geleneği Ve Badeli Âşık. A. Ü.   Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi  

    Erzurum.2010  

30.Kaya Doğan: Edebiyatımızda Âşık Kolları Ve Şenlik Kolu (Makale) 

31.Şahin Salih. Ozanlık Gelenekleri Ve Doğulu Saz Şairleri Ankara 1983.Yorum Matbaası.          

32.Makas Zeynelabidin: Âşık Şenlik’in Borçalı Seferi (Makale) 

33. Hüseyingulu Memmedli: Borçalı Şair Nebi, Yazılanlar geldi başa. Bakü 1991,s.81-82 

34.Çobanoğlu Özkul: ) T.C. Kültür Bakanlığı Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü ve Kars Kalkınma Vakfınca 22-23 Mayıs 1997 tarihinde Ankara'da düzenlenen "Âşık Şenlik Sempozyumu"na, "İşgal edilen Vatan Topraklarında Âşık Edebiyatı'nın İşlevleri ve Âşık Şenlik." adlı bildiriyle katıldı. 

35.16 Ağustos 1977 ‘de Kars’ta yayınlanan yerel gazeteler,(Serhat Kars, Öncü, Karsın Sesi Gaz. ve Karseli. Vs.) 

 4-6 Ekim 2008 tarihinde yayınlanan yerel gazeteler  (Ölçek, Serhat Kars, Hüryurt Vs.)27.Mayıs 2008 Ardahan haber Gaz. 

36.Taşdemiroğlu Enver: Âşıklık Yolundaki Değişlerinden Tanrıdağ,1942,s.15,shf.13-14 

37.Şenlikoğlu Yılmaz: Şenlik Baba ile ilgili çeşitli sitelerde yayınlanan yazıları.(Aşıkşenlikkültürderneği.com) 

38Çelik M. Fahrettin: Çınaraltı Dergisi.20 Aralık 1941 s.20,shf.5. s,22.shf,10.11.12 

39.Şureddin Memmedli: Şenlik Baba Ve Borçalı, Kafkas Üni. Öğrt. Üyesi (Makale) 

40.Yemenhalifeoğlu M. Cemal. Tük Kültürünü Araştırma der. Kars armağanı. s.22 Shf.178,Ağustos 1964 

41.Çobanoğlu Özkul, Âşık Şenlik, Milli Folklor, Yaz,1999,s.42shf.89-91 

42.Çetin İsmet, Âşık Şenlik’in Salsal Destanı hk. Milli Folklor Dergisi. Bahar 1999,s.41,sf.9,13 

 

Âşık Şenlik’ten Bahseden Bazı Veb Sayfaları-6 

            

  1. www.çıldırmanşet.com           (  01 Mart 2011 Tarihindeki siteler) 

  1. www.asiksenlik.com 

  1. www.asiksenlikkulturdernegi

  1. www.baktabul.net 

  1. www.biyografi.net/ 

  1. www.dostyakasi.com/ 

  1. www.idefix.com 

  1. www.1forum.us 

  1. www.cildir.com/ 

  1. www.turkcesevdalilari.net 

  1. www.msxlabs.org 

  1. www. forumtayfa.net 

  1. www.forumdas.net 

  1. www.dosya-indir.com/aşık-şenlik 

  1. www.turkiyat.selcuk.edu.tr/ 

  1. www.millifolklor.com/ 

  1. www.thbmer.gazi.edu.tr/yayinlar/pdf/ 

  1. www.tubar.com.tr/TUBAR DOSYA/pdf 

  1. www.bilkent.edu.tr/~kanat/kanat/kanat-25.pdf 

  1. www.turkuyurdu.com 

  1. www.turkudostlari.net 

              22.www. karapapaklar.blogcu.com/ 

              23. asik-senlik.tr.gg/ 

              24. www.hikayelerevi.net 

              25. www.bilgininadresi.net 

 

 

               

KAYNAK KURULUŞLAR-7 

 

1.Ankara Milli Kütüphanesi 

2.İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi 

3İzmir Milli Kütüphanesi 

4.Beyazıt Devlet Kütüphanesi/İstanbul 

5.TBMM. Kütüphanesi 

6.Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi/Ankara 

7.Seksen Bir (81) İl Halk Kütüphaneleri ve İlçe Halk kütüphaneleri. 

8.Üniversite Kütüphaneleri. 

 

Kars Kütüphanesi önündeki Âşık Şenlik heykeli (İlk yapılan heykel)

 

 

Çıldır-Âşık Şenlik Heykeli

 

 

 

 

 

Âşık Şenlik beldesi (Suhara- Yakınsu Köyü)

 

 

Kars âşık Çobanoğlu-Âşık Şenlik-Âşık Taşlıova

 

 

Anıt Mezarın yapımında emeği geçenler (Y.T 25–6–1998)

Ayhan Nasuhbeyoğlu-Ardahan Valisi- (21.10.1997- 08.08.2000)

Fezair Koca-Âşık Şenlik Belde Belediye Başkanı

Yılmaz Âşık Şenlikoğlu- (Âşık Şenlik’in Torunu)

 

 

Bütün Çıldırlıları ve Çıldır çevresindeki “Ehli Dil” ve ölümüyle”Gama Yasa Batıran” Şenliğin mezarı 1937 yılında oğlu Mehemmet tarafından yapılır.”

 

 

 

 

 

Mezar taşında sözleri kendisine ait şu dörtlük yazılı.

 

İster ihtiyar ol, ister nevcivan

Bu dünyada baki kalan öğünsün

Meraksız fikirsiz gamsız her zaman

Başatan şad olup, gülen öğünsün

 

“Sanatçı Uğur Işılak tarafından bestelenmiştir”.

 

                                                                                

 

     HOZO KÖYÜ-KUZUKENT

 

*Hozukent köyü / Xozukənd

 

    1877–1878 Harbinde Osmanlı`nın kaybettiği Kars Paşalığına aittir. Çar Rusya’sı zamanında Kars Vilayeti Kars Kazası, Sovyet döneminde Hamasa (Amasiya) Reyonu`na bağlı olmuştur. Hamasa`dan (bugün Amasiya) 25 km kuzeybatıda, Arpa Gölü`nün kuzeybatısında yerleşmektedir.

  İsmi çeşitli kaynaklarda Kuzikent, Hozikent, Hozlu, Hozukent Çivinli olarak verilmektedir. Sovyet zamanında resmi evraklarda "Kuzukent/Quzukənd" olarak kaydedilmiştir.

Tüm nüfusu Karapapak boyundan ibaretti. İnsanları hayvancılıkla uğraşmaktaydı.

Köyde 1886.da 222, 1897.de 382, 1908.te 379, 1914.te 455 sadece Türk yaşamıştır. Ermeni mezalimi sonucunda köy Türklerden arındırılmıştır. Sovyetlerin bölgeye hâkim olmasından sonra nüfus geri dönmeyi başarmıştır. 1922.de burada 439, 1926.da 443, 1931.de 497, 1970.te 865, 1987.de 984 Türk iskân etmiştir.

Kasım 1988-Ocak 1989.da köyün nüfusu topraklarından sürgün edilmiş, insanlar Azerbaycan`ın onlarca bölgesine dağılmışlar.

İsmini muhtemelen "Oğuz" kelimesinin Arapça söyleniş tarzı olan "Guz/Ğuz" ve "kent/köy"den almaktadır.

Ermenistan Cumhurbaşkanı`nın 19.IV.1991 tarihli fermanıyla ismi Garnariç olarak değiştirilmiştir. (6)

 

 

          Ağbaba Mahalı Amasiya ve Kızıl Koç bölgelerini içeriyor. Mahala ismini veren Ağbaba Dağı`dır. Bir de Karabulak köyünün 1 km güneyinde şimdi harabe kalmış Ağbaba adında köy mevcut olmuştir.Amasiya Bölgesi (Rayonu) Kars Vilayetinin Kars kazasının doğu uçunu, Arpaçayın yuxarı akarını oluşturan araziyi içine almaktadır. 9 Ekim 1930.da burada Amasiya Rayonu kurulmuştur. Türkiye ve Gürcistan`la sınırı vardır. Arşakiler devrinde Gugark Eyaleti, VII asırda Hilafet, IX-XI asırlarda Ani Krallığına, XII-XIII asırlarda Selçuklu hakimiyetine girmiştir. XIV-XV yy.da Timur, Karakoyunlu ve Akkoyunlu, XVI. asrın ilk yıllarında Safevi, XVI-XVIII asırlarda Osmanlı ve Revan Hanlığı topraklarına katılmıştır. XVIII asırda bir süre Doğu Gürcistan hâkimiyetini tanımıştır. XIX-XX yy. evvelerinden 1921.yıla kadar Rusya İmparatorluğu Kars Vilayeti`ne bağlanmıştır. 16 Mart 1921.yıl Moskova ve 1921.yıl Kars Anlaşmalarına göre Amasiya Rayonu toprakları Ermenistan SCC`ye verilmiştir. Amasiya Bölgesi topraklarında 1831.de 5800, 1897.de 12 288, 1926.da 9888, 1939.da 14 911, 1959.da 12 794, 1972.de 19 724 Türk yaşamıştır. Türk nüfusun hepsi Sünni ve Şii Karapapaklardan oluşmuştur. Türkler sona kadar bölgenin genel nüfusunun % 80-95 oluşturmuşlar. Bu yüzden valisi (Komünist Partisi Bölge Şubesinin 1.katibi) her zaman Türklerden seçilen tek Ermenistan bölgesi adını sona dek korumuştur. Bölge Kasım-Aralık 1988.de Türklerden tamamen arındırılmıştır. (7)

 

1.Alptekin A. Berat, Coşkun Nizameddin. M: Âşık Şenlik Divanı, sf,391, Ankara,2006.Çıldır bld. Yayınları.

 

KAYNAK:

(1)Kırzıoğlu M. Fahrettin. Âşık şenlik Sempozyumu bildirileri.2000.Basım. shf.161,172

(2)Kılıç Ensar. Âşık şenlik Sempozyumu bildirileri.2000.Basım. shf.155.

(3)Zeyrek Yunus Âşık Şenlik Sempozyumu bildirileri.2000.Basım, shf.293

(4)Taşlıova Şeref. Âşık Şenlik Sempozyumu bildirileri.2000.Basım, shf.237

(5)Öcal Mehmet. . Âşık Şenlik Sempozyumu bildirileri.2000.Basım. shf.215

T. C. Kültür bakanlığı yayınları:2417. (22-23 Mayıs 1997) Ankara 2000

(6) https://www.facebook.com/IrevandaTurkler/photos

(7) https://www.facebook.com/IrevandaTurkler/photos          

Kaynaklar:

1.Aslan, Ensar Çıldırlı Âşık Şenlik Hayatı-Şiirleri-Karşılaşmaları-Hikâyeleri. Ankara 2007 4.Baskı Maya Akademi.

2. Alptekin. B, Coşkun N.” Çıldırlı Âşık Şenlik Divanı” Ankara 2006,sf,391

3.Erdener, İslam Âşık Şenlik Divanı Kars 1960

 

Kaynak Kişi:

1.Yılmaz Âşık Şenlikoğlu, (1939-2019) Âşık Şenlik’in torunu Karşıyaka-İzmir Kasım 2014

Kars Kütüphanesi önündeki Âşık Şenlik heykeli (İlk yapılan heykel) 

Çıldır-Âşık Şenlik Heykeli 

(Çıldır 2004-2009 Dönem Çıldır Belediye Başkanı M. Nizameddin Coşkun döneminde yapıldı.)

Âşık Şenlik beldesi (Suhara- Yakınsu Köyü) 

Kars âşık Çobanoğlu-Âşık Şenlik-Âşık Taşlıova 

Anıt Mezarın yapımında emeği geçenler (Y.T 25–6–1998) 

Ayhan Nasuhbeyoğlu-Ardahan Valisi- (21.10.1997- 08.08.2000) 

Fezair Koca-Âşık Şenlik Belde Belediye Başkanı 

Yılmaz Âşık Şenlikoğlu- (Âşık Şenlik’in Torunu) 

Bütün Çıldırlıları ve Çıldır çevresindeki “Ehli Dil” ve ölümüyle”Gama Yasa Batıran” Şenliğin mezarı 1937 yılında oğlu Mehemmet tarafından yapılır.” 

 

Mezar taşında sözleri kendisine ait şu dörtlük yazılı. 

 

İster ihtiyar ol, ister nevcivan 

Bu dünyada baki kalan öğünsün 

Meraksız fikirsiz gamsız her zaman 

Başatan şad olup, gülen öğünsün 

 

“Sanatçı Uğur Işılak tarafından bestelenmiştir”. 

 

                                                                                  

 

     HOZO KÖYÜ-KUZUKENT 

 

*Hozukent köyü / Xozukənd 

 

    1877–1878 Harbinde Osmanlı`nın kaybettiği Kars Paşalığına aittir. Çar Rusya’sı zamanında Kars Vilayeti Kars Kazası, Sovyet döneminde Hamasa (Amasiya) Reyonu`na bağlı olmuştur. Hamasa`dan (bugün Amasiya) 25 km kuzeybatıda, Arpa Gölü`nün kuzeybatısında yerleşmektedir. 

  İsmi çeşitli kaynaklarda Kuzikent, Hozikent, Hozlu, Hozukent Çivinli olarak verilmektedir. Sovyet zamanında resmi evraklarda "Kuzukent/Quzukənd" olarak kaydedilmiştir. 

Tüm nüfusu Karapapak boyundan ibaretti. İnsanları hayvancılıkla uğraşmaktaydı. 

Köyde 1886.da 222, 1897.de 382, 1908.te 379, 1914.te 455 sadece Türk yaşamıştır. Ermeni mezalimi sonucunda köy Türklerden arındırılmıştır. Sovyetlerin bölgeye hâkim olmasından sonra nüfus geri dönmeyi başarmıştır. 1922.de burada 439, 1926.da 443, 1931.de 497, 1970.te 865, 1987.de 984 Türk iskân etmiştir. 

Kasım 1988-Ocak 1989.da köyün nüfusu topraklarından sürgün edilmiş, insanlar Azerbaycan`ın onlarca bölgesine dağılmışlar. 

İsmini muhtemelen "Oğuz" kelimesinin Arapça söyleniş tarzı olan "Guz/Ğuz" ve "kent/köy"den almaktadır. 

Ermenistan Cumhurbaşkanı`nın 19.IV.1991 tarihli fermanıyla ismi Garnariç olarak değiştirilmiştir. (6) 

 

 

          Ağbaba Mahalı Amasiya ve Kızıl Koç bölgelerini içeriyor. Mahala ismini veren Ağbaba Dağı`dır. Bir de Karabulak köyünün 1 km güneyinde şimdi harabe kalmış Ağbaba adında köy mevcut olmuştir.Amasiya Bölgesi (Rayonu) Kars Vilayetinin Kars kazasının doğu uçunu, Arpaçayın yuxarı akarını oluşturan araziyi içine almaktadır. 9 Ekim 1930.da burada Amasiya Rayonu kurulmuştur. Türkiye ve Gürcistan`la sınırı vardır. Arşakiler devrinde Gugark Eyaleti, VII asırda Hilafet, IX-XI asırlarda Ani Krallığına, XII-XIII asırlarda Selçuklu hakimiyetine girmiştir. XIV-XV yy.da Timur, Karakoyunlu ve Akkoyunlu, XVI. asrın ilk yıllarında Safevi, XVI-XVIII asırlarda Osmanlı ve Revan Hanlığı topraklarına katılmıştır. XVIII asırda bir süre Doğu Gürcistan hâkimiyetini tanımıştır. XIX-XX yy. evvelerinden 1921.yıla kadar Rusya İmparatorluğu Kars Vilayeti`ne bağlanmıştır. 16 Mart 1921.yıl Moskova ve 1921.yıl Kars Anlaşmalarına göre Amasiya Rayonu toprakları Ermenistan SCC`ye verilmiştir. Amasiya Bölgesi topraklarında 1831.de 5800, 1897.de 12 288, 1926.da 9888, 1939.da 14 911, 1959.da 12 794, 1972.de 19 724 Türk yaşamıştır. Türk nüfusun hepsi Sünni ve Şii Karapapaklardan oluşmuştur. Türkler sona kadar bölgenin genel nüfusunun % 80-95 oluşturmuşlar. Bu yüzden valisi (Komünist Partisi Bölge Şubesinin 1.katibi) her zaman Türklerden seçilen tek Ermenistan bölgesi adını sona dek korumuştur. Bölge Kasım-Aralık 1988.de Türklerden tamamen arındırılmıştır. (7) 

 

1.Alptekin A. Berat, Coşkun Nizameddin. M: Âşık Şenlik Divanı, sf,391, Ankara,2006.Çıldır bld. Yayınları. 

 

KAYNAK:  

(1)Kırzıoğlu M. Fahrettin. Âşık şenlik Sempozyumu bildirileri.2000.Basım. shf.161,172 

(2)Kılıç Ensar. Âşık şenlik Sempozyumu bildirileri.2000.Basım. shf.155. 

(3)Zeyrek Yunus Âşık Şenlik Sempozyumu bildirileri.2000.Basım, shf.293 

(4)Taşlıova Şeref. Âşık Şenlik Sempozyumu bildirileri.2000.Basım, shf.237 

(5)Öcal Mehmet. . Âşık Şenlik Sempozyumu bildirileri.2000.Basım. shf.215 

T. C. Kültür bakanlığı yayınları:2417. (22-23 Mayıs 1997) Ankara 2000 

(6) https://www.facebook.com/IrevandaTurkler/photos 

(7) https://www.facebook.com/IrevandaTurkler/photos  

Kaynaklar: 

1.Aslan, Ensar Çıldırlı Âşık Şenlik Hayatı-Şiirleri-Karşılaşmaları-Hikâyeleri. Ankara 2007 4.Baskı Maya Akademi. 

2. Alptekin. B, Coşkun N.” Çıldırlı Âşık Şenlik Divanı” Ankara 2006,sf,391 

3.Erdener, İslam Âşık Şenlik Divanı Kars 1960 

 

 

Kaynak Kişi: 

 

1.Yılmaz Âşık Şenlikoğlu, (1939-2019) Âşık Şenlik’in torunu Karşıyaka-İzmir Kasım 2014