www.vurallarsut.com

128 MİLYAR DOLAR NEREDE Mİ?

Nihat Ağdemir'in kaleminden...

Bunlarda taciz, tecavüz, yalan, dolan ve algı bitmiyor ki…

128 milyar nerede diye bir yalan tutturmuşlar. İşleri güçleri yok milletimizi meşgul ediyorlar. Çalışana engel oluyor ve halkın gündemini meşgul ediyorlar...

Siyasetin temel prensibi vardır: “Slogana yapışanlar sadece slogan üretir, iş üretemez”…

Gündelik hayattan da bilirsiniz. Çok konuşana değil çok çalışana bakılır.

Usanmak yok. Ancak sordular madem yine de anlatalım.

Önce hazine boş, para yok diyorlar…. Sonra da 128 milyar dolar nerede diyorlar. Aklı hep tutuluyor bunların…

İlhan Kesici tek tek anlattı: “Devletin 1 lirası kayıtsız hareket ettiremezsiniz” dedi, anlamadılar.

Masum Türker bir bir anlattı…

ALTINLARIMIZI ÜLKEMİZE GETİRDİK

“Ekonomik kriz çıkarma planı yapıyorlardı ve ciddi bir baskı sürecindeydik… Yurt dışındaki altın rezervleri Türkiye’ye getirildi, bunun farkına varan ABD ve özellikle yabancı şirketler Türkiye’ye baskı yapmaya başladılar. 2018 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce Türkiye yurt dışındaki bütün altınlarını tamamıyla ülkeye taşıdı. Erdoğan yurt dışına karşı dik duruşunu, gücünü buradan alıyor. Devletimizin artık yurt dışında rezerv adı altında emanette parası yok artık. Bu milli olarak övünülecek bir durum” demişti. Ama yine anlamadılar.

Biz de anlatalım:

ALTIN BİLEZİKLER BİR GÜN LAZIM OLACAK

Devlet, kadınların bilezik biriktirme mantığını öne çıkardı ve altına yöneldi.

Merkez Bankası 2020'nin ilk 11 ayında altın rezervlerini 134.6 altın ton artırdı. İlk 11 ayda böylece açık ara dünyanın altın rezervlerini en çok artıran merkez bankası oldu.

Bu gelişmelerle beraber Türkiye 547 tonla kasım itibarıyla dünyada en çok resmi altın rezervi bulunan 11. ülke oldu. Yarın elimizdeki altınlar olası kasırgalarda bizi düzlüğe çıkardığında bu zevatı tek tek tanımış olacağız.

TÜRKİYE’Yİ İMF KAPISINA İTİKLEDİLER AMA GİTMEDİ

Dövize artan talebi karşılamak için Türkiye ya IMF'e gidecekti ya da faizleri şok bir biçimde arttırarak kendi reel sektörüne zarar verecekti. Ancak, Türkiye bu yolları tercih etmemiş ve reel sektörün döviz ihtiyacını karşılamak için Merkez Bankası’ndaki rezervlerini kullanmıştır.

Devam edelim:

Doların fiyatı, piyasada oluşur. Merkez Bankası oluşan fiyattan dolar satar.

Merkez Bankasının internet sitesinden inceleyenler ulaşabilirler.

30 milyar doları ithalatçılar satın almış.

2019 ve 2020'de toplam 36 milyar dolarlık altın ithalatı gerçekleştirildi.

75 milyar doları Türkiye'de yerleşik gerçek ve tüzel kişiler tarafından satın alınmış. Bu 75 milyar dolar, Türkiye'deki bankalarda hesaplarda durmaktadır.

Özel sektör kendi dış borcunu ödemek için 43 milyar dolar satın almış. Böylelikle özel sektörün 2018 sonundaki toplam dış borcu 298 milyar dolar iken, 2020 sonunda 255 milyar dolara düşmüş. Yabancı yatırımcı daha önceki yıllarda Türkiye'ye getirip Türk Lirasına çevirerek portföy yatırımında kullandığı dövizinin 12 milyar dolarlık kısmını dövize çevirip geldiği ülkeye geri götürmüş. Bu dört kalemi topladığımızda 160 milyar dolar ediyor, 128 değil.

DEĞİRMENİN SUYU NEREDEN GELİYOR?

Peki bu para nereden geldi, bu değirmenin suyu nereden geliyor?

Kandile giden masraflar kesildi, fahiş fiyatla alınan ilaçlar gerçek değerinde alınır oldu, hortumlar kesildi, yerli silah sanayii kaynaklarımızı kurtardı, yerli üretim artırıldı, rant ekonomisi sonlandırıldı ve elde edilen paralar ekonomiye kazandırıldı da oradan geldi.

Bu arada salgın döneminde İşsizlik Sigortası Fonu'ndan 1 milyon 48 bin kişi için 5,6 milyar lira (eski para ile katrilyon) işsizlik ödeneği, 2,5 milyon kişiye 10,2 milyar lira nakdi ücret desteği, 3,8 milyon kişiye 31,6 milyar lira kısa çalışma ödeneği, 3,2 milyon kişiye 3,9 milyar lira normalleşme desteği verildi, toplam 51,4 milyar liralık destek sağlandı.

ŞİMDİ BİZ SORALIM, ONLAR CEVAP VERSİN

-12 Ada nerede?

-Batı Trakya nerede?

-Musul Kerkük nerede?

-Lozan’da Yunanistan’ın bize ödeyeceği 160 milyon altın lira neden affedildi?

(1 altın 3 bin TL… 160 milyon X 3 bin= 480 Milyar TL. Eski para ile 480 Katrilyon nerede?)

-Hintli ve Pakistanlı müslümanların savaş yaralarını saralım diye milletimize gönderdiği altınlar nerede?

-Kemal Derviş döneminde hortumlanan 42 milyar dolar nerede?

-1960, 1980 ve 28 Şubat Darbelerinde iç edilen milyar dolarlar nerede?

-Anayasa kitapçığı fırlatarak ekonomik kriz çıkarıp fırsatçılara zemin hazırlayan ve sonucunda hortumlanan milletin yüzlerce milyar doları nerede?

-Pkk’ya harcanan 600 milyar doların hesabını hiç sordunuz mu?

-Katledilen 40 bin insanımızın hesabını hiç sordunuz mu?

Soramazsınız… Zira siz slogan üretirsiniz.

“Gel iş yapalım, taş taş üstüne koyalım, vatana hizmet edelim” desek, sıvışmaya yer ararsınız.

“Bu iş olmaz, taşları neden yan yana koymuyoruz, millet ayakta beklesin biz iki kadeh sallayalım, slogan üretelim” dersiniz.

SIKIŞTIKLARINDA DİKTATÖR ALGISI ve SLOGAN ÜRETİYORLAR

Bu millete çok fakirlik yaşattılar. Dedelerimiz açlıktan süpürge tohumu yedi, at tezeklerinden arpa ayıkladı yedi, gübreyi tütün diye sardı içti. Millet kendi koyununu kendinden kaçırdı. 2 koyundan/2 inekten birine el koydular. Yevmiyesiz ve aç demir yollarında çalıştırıldılar.

Ama o zamanları yöneten idareciler hırsız veya diktatör olmadı.

Ne zaman hizmet eden biri çıksa hırsız ve diktatör diye yaftalarlar.

Bunlarda algı, yalan ve iftira bitmez.

Bunların millet namına hizmete akılları ermez.

Söz Aşık Şenlik’tedir biz kenara çekilelim:

Kavga günü namert sapa yer arar,

Er olan göğsünü düşmana gerer,

Cemi ervah bizle meydana girer,

Can sağ iken yurt vermeniz düşmana.

(Nihat Ağdemir- 18.04.2021)